Zırıldamak nedir, Zırıldamak ne demek
"Zırıldamak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Herif yine zırıldayıp duruyor."
Yerel Türkçe anlamı:
Kafa tutmak, kavga etmek.
Gevezelik etmek.
Ağlamak.
Sürekli, baş ağrıtıcı ses çıkarmak.
Kendi kendine söylenmek.
Fırıl fırıl dönerek gürültü yapmak.
Gevezelik etmek.
Zırıldamak anlamı, tanımı:
Zırıldama : Zırıldamak işi.
Durmak : Varlığını sürdürmek. Var olmak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Kalmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Hareketsiz durumda olmak. Beklemek, dikilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Dinmek, kesilmek. Yaşamak. Ara vermek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
Hoşnutsuz : Hoşnut olmayan.
Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Hızla çarpmak. Hızla değmek, çarpmak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. İçki içmek. Sürmek. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Kadeh tokuşturmak. Duyulmak, hissedilmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Uygulamak, basmak, koymak. Bağlama, ilişkilendirmek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Amaçladığı şeye rast getirmek. Manevi olarak yaralamak. Çarpma işlemini yapmak. Olumsuz yönde etkilemek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Çıkmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Takmak, koymak, bağlamak.
Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.
Ağlamak : Bir duruma üzülmek. Sızlanmak, yakınmak. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak. Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek.
Sürekli : Uzun süreli olarak, daima. Yumuşak. Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî.
Diğer dillerde Zırıldamak anlamı nedir?
İngilizce'de Zırıldamak ne demek? : to whine; to blubber
Almanca'da Zırıldamak : v. quasseln


Bu kısımda Zırıldamak nedir? Zırıldamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zırıldamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zırıldamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.