Zealous türkçesi Zealous nedir

Zealous ile ilgili cümleler

English: After working zealously, we were refreshed by fruit and water.
Turkish: Şevkle çalıştıktan sonra meyve ve suyla canlandık.

English: Ali is zealous, isn't he?
Turkish: Ali gayretli, değil mi?

English: She was a zealous worker for charity.
Turkish: Yardım için istekli bir çalışandı.

Zealous ingilizcede ne demek, Zealous nerede nasıl kullanılır?

Zealously : Gayretlice. Heveslice. Arzulayarak. İsteklice. Heyecanla. Gayretli bir şekilde. İstekle. Aşk ile. Cansiperane.

Zealousness : Heveslilik. Arzulu olma durumu. Gayretli olma durumu. Gayretlilik. İsteklilik. Hevesli olma.

Overzealous : Çok istekli. Çok hevesli.

Overzealously : Çok istekli bir biçimde.

Overzealousness : Aşırı heyecanlılık. Aşırı gayretlilik. Aşırı azimlilik. Aşırı bağnazlık. Aşırı heveslilik.

Zealot : Gayretkeş kimse. Mutaasıb. Fanatik. Bağnaz. Partizan. Bağnaz kimse. Gayretli kimse. Yobaz. Mutaassıp.

Unzealous : Gayretsiz. Gayretli olmayan. Coşkusuz. Hevesli olmayan. Hevessiz. Azimli olmayan. Coşkulu olmayan. Azimsiz.

Zealotry : Gayretkeşlik. Tutuculuk. Fanatizm. Bağnazlık.

Zealand : Danimarka'nın başlıca adası (üzerinde kopenhag'ın kurulu olduğu). Yeni zellanda ülkesinin isminin bir bölümü.

 

Unzealously : Gayretli olmayan bir şekilde. Azimsizce. Hevessizce. Coşkusuzca. Azimli olmayan bir şekilde. Gayretsizce. Hevesli olmayan bir şekilde. Coşkulu olmayan bir şekilde.

İngilizce Zealous Türkçe anlamı, Zealous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zealous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hellbent : Tutkulu.

Larky : Soytarı. Delidolu. Budala. Eşek şakası veya muziplik yapmaktan kaynaklanan. Şapşal. Maskara.

Fevered : Sıtmalı. Telaşlı. Hararetli olan. Hummalı. Ateşi olan.

Agog : Arzulu. Heyecanlanmış. Sabırsız. Sabırsızlıkla. Heyecanla. Can atan.

Ablaze : Alevler içinde. Alev alev. Tutuşmuş. Pırıl pırıl. Parlayan. Işıltılı.

Appetence : Arzu. İştah. Doğal eğilim. Temayül.

Ardent : Gayretkeş. Işıl ışıl. Sıcak. Parlak. Coşkulu. Kızgın. Çabalı.

Fixed on : Yerleştirilmiş. Kafaya koymuş. Kararlı. Belirlenmiş. Ayarlanmış. Kararlaştırılmış.

Action packed : Heyecanlı durumlarla dolu olan. Çok fazla aksiyon içeren.

Assiduous : Gayret. Sebatkar. Dikkatli ve sürekli ilgisi olan. Devamlı. Çalışkan. Devam. Dikkatli ve devamlı (bir çalışma). Yılmaz. Sürekli.

Zealous synonyms : decisive, applicant, bouncier, aglow, effervescent, evangelicals, primmer, arduous, industrious, dauntless, excited, amateur, in a glow, cheerful, anxious, glowing, eagers, adrenalized, bananas, expansive, delirious, boiling over, intent, effervescence, larkier, ebullient, breathtaking, bigoted, enthusiastic, applicants, primmest, aspirational, corybantic.

Zealous zıt anlamlı kelimeler, Zealous kelime anlamı

Unenthusiastic : Gayretsiz. İsteksiz. Coşkulu olmayan. İlgisiz. Aldırışsız. Gevşek. Donuk. Kayıtsız. Soğuk. Cansız.

Zealous ingilizce tanımı, definition of Zealous

Zealous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Filled with, or characterized by, zeal. Warmly engaged, or ardent, in behalf of an object.