Zoril türkçesi Zoril nedir
- Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 35 cm kadar uzunlukta, 24 cm kadar kuyruğu olan, düşmanlarına karşı kendini korumak üzere su fışkırtan, afrika ve asya'da yaşayan bir tür.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Çizgili zorilla.
- Sansara benzeyen afrika kökenli bir memeli.
Zoril ingilizcede ne demek, Zoril nerede nasıl kullanılır?
Zorilla : Afrika kokarcası.
Zori : Samurayın giydiği hasırdan sandaletler. Düz bir tabanı bulunan (başlarda hasırdan yapılırdı) ve başparmaklar üzerindeki bir kayışla ayağa bağlanan japon sandaleti.
Razoring : Jilet. Tıraş bıçağı. Ustura. Tıraş makinesi.
Zoroaster : Zerdüşt. Tarihi fars dininin atası.
Zoroastrian : Mecusilik ile ilgili. Zerdüşt dininden olanlar, ateşe tapanlar. Mecusi. Zerdüşti. Zerdüştlüğe özgü. Eski iran dini zerdüştlük ile ilgili. Mecusiliğe özgü (din).
Disseizor : Bir başkasının arazisine tecavüz eden şahıs. Başkasının arazisini işgal eden kimse. Başkasının arsasına tecavüz eden kimse. Bir başkasının mülkünü haksız yere işgal eden kimse. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla ele geçiren şahıs.
Assizor : Juri üyesi. Ağırlık ve ölçü denetimi denetçisi. Jüri üyesi (iskoçya'da). Ağırlık denetimi memuru.
Mazor : Bir soyadı (ibranice).
Disseizoress : Bir başkasının arazisine tecavüz eden kadın. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla ele geçiren kadın.
Azores : Azorlar. Atlantk okyanusu'nda yer alan bir adalara grubu.
İngilizce Zoril Türkçe anlamı, Zoril eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Zoril ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.
Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Zoril synonyms : genus ictonyx, ictonyx frenata, muishond, ictonyx, abiotic factor, a protein, abramis zone, acacia, a site, a chromosome.
Zoril ingilizce tanımı, definition of Zoril
Zoril kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Zorilla.

Bu kısımda Zoril kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Zoril ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Zoril anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Zoril ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.