Çöl nedir, Çöl ne demek

  • Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye.
  • Hiçbir şey yetişmeyen, olmayan yer

"Çöl" ile ilgili cümleler

  • "Koskoca çölü, yapı ve bahçelerle donattık." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

But, sağrı.

Oturulan yer, yurt.

Arazi

Tarla

Azıcık kazılınca su çıkan yer, çıkan su.

Tarlaların su biriken, çimenli ve batak olan yerleri.

Düz yer, ova.

Sazlık yer.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad.

Diğer sözlük anlamları:

Çörçöp

İngilizce'de Çöl ne demek? Çöl ingilizcesi nedir?:

desert

Osmanlıca Çöl ne demek? Çöl Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

bâdiye

Çöl hakkında bilgiler

Çöl, yerkürede yer alan ana biyom tiplerinden birisidir.

Çöl, yıllık 250 mm'den az yağış alan bölgeler için kullanılan bir tabirdir. Sanılanın aksine Antarktika ve Grönland'ın büyük bölümüde çöl tabirinin içine girer yani "çöl" kelimesi sadece sıcak bölgeleri değil soğuk ve kurak bölgeler için de kullanılır.

Çöller birer ekosistemlerdir ve çöl atmosferinin düşük nemliliği gece ve gündüz arasında çok büyük sıcaklık farklarının oluşmasına neden olur. Çöller, aldıkları yağışın miktarında büyük değişkenlik gösterebilirler. Yağışın zamanı da öngörülememektedir. Sıcak çöllerde toprakta organik madde miktarı az olmasına karşın mineraller bol miktarda bulunur. En gelişmişlerinde bile bitki örtüşü çok seyrektir ve toprak güneş ışınlarına ve rüzgara doğrudan maruz kalır. Hem yıllık hem de çok yıllık bitkiler mevcuttur, ancak çok yıllık bitkiler olarak kaktüsler tipiktir, Kuzey kutbu'da 400'e yakın bitki türü olmasına karşın Antarktika'da hiçbir bitki türü bulunmamaktadır. Bu bitkiler su kaybını azaltmak için genellikle çok küçük yapraklara sahiptir ya da hiç yaprakları yoktur. Bazı bitkiler ise yer altı organları olarak yaşarlar ve yalnızca aşırı yağışların olduğu kısa bir büyüme dönemine sahiptirler.

 

Çöllerde yaşayan hayvanlar, çok çetin koşullarla baş etmek zorundadırlar: su ve besin çok nadirdir, sıcaklık dramatik bir şekilde değişmektedir, kumda ve kalın kar tabakasında yürümek ve yuva kazmak zordur. Bu sorunları aşmak için çok çeşitli fizyolojik ve davranışsal uyumlar değişmiştir. Sıcak çöllerde çoğu hayvan küçüktür, günün en sıcak saatlerini bitkilerin altında ya da yer altında geçirirler, gece avlanır ve besin ararlar. Kanguru faresi gibi hayvanlar, besinlerde bulunan ve metabolizma sonucu ortaya çıkardıkları su (metabolik su) ile canlılıklarını devam ettirirler. Canlı biyokütlesi çok düşüktür ve biyota oldukça özelleşmiştir.

Çöl ile ilgili Cümleler

  • Nereye gitmemi istersin? Bir çöl adasına mı?
  • Develer çöl gemileridir.
  • Bu bir çöl çiçeği.
  • O çöl, ay yüzeyi gibi görünüyor.
 

Çöl anlamı, tanımı:

Çöle dönmek : Harap olmak, bozulmak.

Çöl iklimi : Yıllık yağış oranının çok düşük, gece ile gündüz arasındaki ısı farkının fazla olduğu iklim.

Çöl tavuğu : Çöl tavuğugillerden, çöllerde yaşayan, uzun gövdeli, çarpık bacaklı, kanatları ve kuyrukları sivri, iyi uçan bir tür kuş.

Kum çölü : İnce kumla örtülü çöl.

Hiçbir : Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Yer : Önem. Durum, konum, vaziyet. Durum, konum. Görev, makam. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. İz. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Gezinilen, ayakla basılan taban. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Yerküre. Ülke. Ekime elverişli toprak parçası, arazi.

Çöl agaması : Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, agamagiller (Agamidae) familyasından, Kuzey Afrika çöllerinde yaşayan bir sürüngen türü. (zooloji) (Agama mutabilis) Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının agamagiller (Agamidae) familyasından bir sürüngen türü. Kuzey Afrika çöllerinde yaşar.

Çöl bitkileri : (coğrafya)

Çöl boğması : (coğrafya)

Çöl etmek : Uykuda yatağı ıslatmak, işemek.

Çöl incisi : Serap.

Çöl kertenkelesi : Sürüngenler (Reptilia) sınıfından, pullu sürüngenler (Squamata) takımından, Kuzey Amerika'da yaşayan bir tür.

Çöl koşarı : Yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, koşargiller (Cursoriidae) familyasından, 23 cm kadar uzunlukta, Kuzey Afrika ve Batı Asya'da yaşayan bir tür. (Cursorius cursor) Yağmurkuşları (Charadriiforrnes) takımının koşargiller (Cursoriidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 23 cm. Kuzey Afrika ve Batı Asyada yaşar.

Çöl kuyrukkakanı : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, 14.5 cm kadar uzunlukta, bitkice fakir, kumlu ve taşlı, yarıçöllerde ve boş arazilerde yaşayan, böcek ve örümceklerle beslenen bir tür.

Çöl serçesi : Kuşlar (Aves) sınıfının, örücü kuşlar (Passeriformes) takımının, serçegiller (Passeridae) familyasından, 14 cm kadar uzunlukta, erginlerde genel vücut rengi soluk sarımsı kahverengi olan, seyrek çalılı çöl ve yarı çöl özelliğindeki arazilerde yaşayan bir tür. Taş serçesi.

Çöl tavukları : (Yun, pteron: kanat; kleis: anahtar) Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinataè) bölümünün, yağmur kuşları (Charadriiformes) takımından, renk bakımından çöl hayatına uyum sağlamış gerçek çöl kuşları.

Diğer dillerde Çöl anlamı nedir?

İngilizce'de Çöl ne demek? : [col] n. pass between two mountain ridges

n. collar, neckband, pass

prep. with the

Fransızca'da Çöl : désert [le]

Almanca'da Çöl : n. Wüste

adj. gottverlassen

Rusça'da Çöl : n. пустыня (F)

adj. пустынный, неоживленный