Çıngırdamak nedir, Çıngırdamak ne demek

  • Çıngırak sesi çıkarmak

"Çıngırdamak" ile ilgili cümleler

  • "Caz alabildiğine çıngırdıyor, gümbürdüyor, garsonlar sağa sola seğirtiyor." - H. E. Adıvar

Çıngırdamak anlamı, tanımı:

Çıngı : Parça, zerre. Kıvılcım.

Çıngırak : Küçük çan. Çocuk oyuncağı olarak kullanılan saplı bir çıngırak türü. İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran metal nesne, çıngırdak.

Çıkarmak : Hatırlamak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Resim yapmak. Sağlamak, elde etmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Yapmak, üretmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Yayımlamak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Söylemek. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Gidermek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bulmak, ortaya koymak. Sonunu getirmek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Fotoğraf çektirmek. Yollamak, göndermek. Göstermek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Boşaltmak. Sunmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek.

Diğer dillerde Çıngırdamak anlamı nedir?

İngilizce'de Çıngırdamak ne demek? : v. tinkle, jangle

Fransızca'da Çıngırdamak : sonner, résonner, retentir

Almanca'da Çıngırdamak : v. schellen