Çıtı nedir, Çıtı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Anahtar, asma kilit.
Çıtçıt.
Mısır patlatmak için kullanılan bir tava.
Sonbaharda toplanan meyve ve sebzenin ağaç dallarına ve bitki köklerine bağlanarak çatılmış şekli. 2 Kabuğu soyulmuş ve 5-10 tanesi bir arada bağlanmış mısır.
Çıtı ile ilgili Cümleler
- İşte bak, hücre kapısını çıt çıkarmadan araladı, yine bir şey diyecek.
- Genellikle çıtır ekmekleri çaya batırırım.
- Ali parmaklarını çıtırdattı.
- O, parmaklarını çıtırdattı.
- Tom'un parmaklarını çıtırdattığını duydum.
Çıtı ile ilgili Atasözü veya Deyim
çıt (veya çıtını) çıkarmamak : ses çıkarmamak hiç konuşmamak.
çıtı çıkmamak : hiç konuşmamak.
çıtır çıtır etmek : çıtırdamak.
çıtır çıtır konuşmak : düzgün ve uzunca konuşmak.
Çıtı anlamı, tanımı
Çıtı mıtı : Samimiyet, içtenlik
Çıtıf : Üzüm salkımındaki küçük salkımcık: Bu çıtıfın üzümleri çok tatlıdır.
Çıtık : Küfe, sepet örmekte kullanılan soyulmuş fındık çubuğu. Serçeden küçük sırtı kahverengi ile siyah arası göğsü kirli sarı, gagası siyah bir kuş. Tuzak. Bitişik.
Çıtık parmak : Küçük, serçe parmak.
Çıtıl : Kavga: Bırak şu çıtıl çıkaracak. Kavgacı kişi. Üzerinde kendir ipi bükülen çatal ağaç. Kesilen ağaçtan yerde kalmış kuru ince dal. Ağacın yeni çıkmış dalı, taze dal. Dikenlik.
Çıtıl çıkarmak : Kavga çıkarmak.
Çıtılamak : Ses çıkarmak.
Çıtılcı : Kavgacı kişi.
Çıtıldamak : Yolda yürüyen hayvan veya insan ayaklarının çıkardığı ses.
Çıtılgı : Kıvılcım. Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Kadın ve erkek entarilerinin kenarlarına yapılan işleme. Sık: Bu halının çezgisi (çözgüsü) çıtılgıdır. Su içinde, dal ve molozlardan meydana gelmiş duvar, mania: Menderes'in yukarısından gelen ağaç çıtılgıya kıstı. Birbirine girmiş ağaçlık, çalılık, orman.
Çıtılkı : Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. [Bakınız: çıtılgı].
Çıtıltı : Hafif bir ses: Köyün içinde gene bir çıtıltı goptu.
Çıtımah : Kumaş ve örgülerin yırtıklarını örmek, dikmek.
Çıtımak : Kumaş ve örgülerin yırtıklarını örmek, dikmek.
Çıtıman : Hayvan yemi yığını.
Çıtımık : Çok, sık: Üzümler bu sene çıtımık gibi. Sakız ağacının meyvesi.
Çıtımkı : Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları.
Çıtın : Küçük dal. Çetin, sağlam, içi güçlükle çıkan ceviz. İçi boş ceviz. Salkım.
Çıtınah : Bir dalda dört beş meyvenin yanyana bulunması.
Çıtınak : Bir dalda dört beş meyvenin yanyana bulunması.
Çıtıngı : Kuru ağaç veya çalı dalları.
Çıtıngılı : Karışık, birbirine girmiş, dolaşık.
Çıtınık : Sarp taşlı yer: Çıtınık yolda araba zor gider. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık.
Çıtınkılı : Karışık, birbirine girmiş, dolaşık.
Çıtınuk : Karışık, birbirine girmiş, dolaşık.
Çıtıpıtı : Çıtçıt, fermejüp.
Çıtır : Diken, çalı. Hububat ölçüsü, kile. Gevretilmiş ekmek veya simit. Kibrit. Mısır biçildikten sonra istiflenmiş şekli: Bugün onbeş çıtırlık yer biçtim. Çamaşır kili. Kısa boylu, ufak kişi. Kavrulmuş kabak çekirdeği. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. İskambil oyununda koz. İnce çalı.
Çıtır erik : Çarşamba'da yetişen bir çeşit erik.
Çıtır mıtır : Ufak tefek (kimse hakkında).
Çıtıranmak : Sinirlenip rahatı kaçmak: Çıtırlanmak doğru değildir, vücuda zararı vardır.
Çıtırdatabilme : Çıtırdatabilmek işi.
Çıtırdatabilmek : Çıtırdatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Çıtırdatış : Çıtırdatma işi.
Çıtırdatma : Çıtırdatmak işi.
Çıtırdayabilme : Çıtırdayabilmek işi.
Çıtırdayabilmek : Çıtırdama olasılığı bulunmak.
Çıtırdayış : Çıtırdama işi.
Çıtırga : Meşe yaprağı.
Çıtırgı : Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. [Bakınız: çıtılgı]. Ardıç dallarının yapraklı uçları. Elbiselerin yaka ve kollarına çizgi şeklinde süs olarak yapılan nakış. İnce düşünen kişi. Smiax (Liliaceae) kişi.
Çıtırgu : Küçük dolu tanesi.
Çıtırıh : Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. Kıvılcım.
Çıtırık : Kavgacı kişi. Küçük dolu tanesi. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. İlkbahar fırtınası. Bir sırada dikilmiş ağaçlar. Fundalık. Ağaç şeklinde büyüyen sakızlı bitki. Palamutun dikenli ve bodur cinsi. Çam gövdelerini bölmelere ayırıp, bu bölmelerin tekrar ikiye bölünmesiyle meydana gelen parçalardan her biri. İki derenin birleştiği yer. Çıkacak ayın son, girecek ayın ilk günleri. Dert, hastalık. Dağ eteklerindeki taşlı yol. Sık, seyrek karşıdı. Yemiş ve kavunların üzerinde görülen küçük çatlaklar. [Bakınız: çıtıl]. Çok konuşan, geveze kişi. Kıvılcım. Kurumuş dalların uçları. Kuru dal uçları. 5-6 metre boyunda, kışın yapraklarını döken bir ağaç ve bu ağacın meyvesi.
Çıtırık gül : Aşılanmamış gül.
Çıtırım : Çok güçlü, sert: Bu yıl çıtırım kış oldu. Çok, bol: Şu dalda çıtırım elma var.
Çıtırkı : Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları.
Çıtırlanmak : Dolaşmak, karışmak. Yarılmak, ayrılmak, çatlamak: Soğuktan elimin üstü çıtırlanmaya başladı.
Çıtırlaşmak : Birbirine girmek, karışmak, dolaşmak.
Çıtırlı : Çizgili çizgili, yaralı: Çıtırlı kavun.
Çıtırmak : Susam helvası. İki parmak arasına sıkıştırıp döndürerek atmak: Aşığı çıtırıyorsun, doğru at.
Çıtırman : Hububatın biçildikten sonra yığılmış şekli. Mısır öbeği.
Çıtırmık : Susam helvası.
Çıtırtılı harharalar : Nefes alma sırasında yapışmış bronş çeperleri birbirinden ayrıldığında oluşan ses, çıtırtılı raller. Ateşe tuz kristalleri veya su damlacıkları atıldığında çıkan sesi andırır veya kulak önünde parmaklar arasında birbirine sürtülen kılların çıkardığı sese benzer.
Çıtırtılı raller : Çıtırtılı harharalar.
Çıtışma : Köpekler çiftleşme.
Çıtı pıtı : Ufak tefek ve sevimli, çıtır pıtır.
Çıtır çıtır : Çok taze, gevrek. Kömür ve odun yanarken, ince tahta çubuklar vb. kırılırken, gevrek bir şey yenilirken çıkan ses.
Çıtır pıtır : Çıtı pıtı. Kolaylıkla ve tatlı tatlı (konuşmak).
Çıtırbom : Türedi, ehliyetsiz.
Çıtırdama : Çıtırdamak işi.
Çıtırdamak : Çıtır çıtır ses çıkarmak.
Çıtırdatmak : Çıtır çıtır ses çıkarmasına yol açmak.
Çıtırtı : Çıtırdama sırasında çıkan sesin adı.
Diğer dillerde Çıtayı geçiş anlamı nedir?
İngilizce'de Çıtayı geçiş ne demek ? : bar clearence

Bu kısımda Çıtı nedir? Çıtı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çıtı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çıtı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.