Çıtılgı nedir, Çıtılgı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kıvılcım.

Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları.

Kadın ve erkek entarilerinin kenarlarına yapılan işleme.

Sık: Bu halının çezgisi (çözgüsü) çıtılgıdır.

Su içinde, dal ve molozlardan meydana gelmiş duvar, mania: Menderes'in yukarısından gelen ağaç çıtılgıya kıstı.

Teknik terim anlamı:

Birbirine girmiş ağaçlık, çalılık, orman.

Çıtılgı anlamı, kısaca tanımı

Çıtı : Anahtar, asma kilit. Çıtçıt. Mısır patlatmak için kullanılan bir tava. Sonbaharda toplanan meyve ve sebzenin ağaç dallarına ve bitki köklerine bağlanarak çatılmış şekli. 2 Kabuğu soyulmuş ve 5-10 tanesi bir arada bağlanmış mısır

Çıtıl : Kavga: Bırak şu çıtıl çıkaracak. Kavgacı kişi. Üzerinde kendir ipi bükülen çatal ağaç. Kesilen ağaçtan yerde kalmış kuru ince dal. Ağacın yeni çıkmış dalı, taze dal. Dikenlik.

Menderes : Bir akarsu yatağının az eğimli koyak tabanlarında ve ova düzlüklerinde çizdiği S harfine benzeyen kıvrım. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Kıvılcım : Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.

 

Ağaçlık : Ağacı bol olan yer.

Çalılık : Çalısı çok olan yer.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

Ağaçlı : Ağacı olan.

İşleme : İşlemek işi. Şiş, tığ, iğne ve benzerleri araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı, el işi. İnce ve süslü işlenmiş. Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Saat. hukuki tagyir. Mekanik işlemenin öteki adı. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak amacıyla, duyarkatın işlemelikte çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Nicelenmiş verileri elle, işleteçler ya da elektrikli araçlarla işlemden geçirerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleme.

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Çalılı : Çalısı olan. Yozgat şehri, Osmanpaşa bucağına bağlı bir yer.

Entari : Genellikle tek parçalı kadın giyeceği.

Söğüt : Söğütgillerden, sulak yerlerde yetişen, yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç (Salix). Bilecik iline bağlı ilçelerden biri.

Orman : Ağaçlarla örtülü geniş alan. Bu ağaçların bütünü.

Çezgi : Halı, dokuma tezgâhlarına gerilen sıra ipler. Dokuma tezgahındaki gergin ipler. (Refahiye Ezincan).

Girmi : Yirmi.

Diğer dillerde Çıtayı geçiş anlamı nedir?

İngilizce'de Çıtayı geçiş ne demek ? : bar clearence