Birbiri nedir, Birbiri ne demek

Birbiri; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zamir olarak kullanılır.

  • Karşılıklı olarak bir diğeri

"Birbiri" ile ilgili cümle

  • "O zaman on dört paşa büyük, hudutsuz bir hayret içinde İzzet Paşa'nın sonra da birbirlerinin yüzüne baktılar." - N. S. Örik

Birbiri anlamı, tanımı:

Birbiri için yaratılmış olmak : Birbiriyle çok iyi anlaşmak.

Birbirine düşmek : Araları açılmak, aralarında anlaşmazlık çıkmak.

Birbirine girmek : Birçok araç bir anda çarpışmak. karışmak. iplik vb. dolaşmak, çözülmeyecek duruma gelmek. kavga etmek, dövüşmek.

Birbiri üstüne gelmek : Arka arkaya meydana gelmek, ara vermeden olmak.

Birbirine katmak : Aralarını açmak, aralarını bozmak, olay çıkarmak. karıştırmak.

Birbirini çekememek : Kıskanmak.

Birbirini tutmamak : Birbiriyle ilgisi olmamak, tutarsız olmak.

Birbirini yemek : İki veya daha çok kimse birbiriyle uğraşmak, birbirine kötülük etmek.

Birbirinin ağzına girmek : Birbiriyle çok yakın olmak.

Birbirinin ağzına tükürmek : Bir sorunda, bir olayda sözleşmiş gibi ağız birliği yapmak.

Birbirinin gözünü çıkarmak : Kıyasıya dövüşmek.

Birbirinin gözünü oymak : Aralarında aşırı geçimsizlik olmak.

Ağız burun birbirine karışmak : Dayak sonucunda yüz yara bere içinde kalmak. yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk vb. durumların izleri görünmek.

 

Biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz : "birbirimizi çok yakından tanırız, onun öyle bir üstün durumu olmadığını biliriz" anlamında kullanılan bir söz.

İt ulur birbirini bulur : "aşağılık bir kimse bir konu üzerinde sesini yükselttiğinde aynı amacı güdenler onun etrafında toplanırlar" anlamında kullanılan bir söz.

Ortalığı birbirine katmak : Kargaşa çıkarmak.

Yeri göğü birbirine katmak : Aşırı telaş yaratmak.

Karşılık : Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Cevap, yanıt. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat.

Diğeri : Ötekisi, başkası.

Karşılıklı : Birbirlerine karşı bir biçimde. İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak.

Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Sadece. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız.

Birbirim : < pirpirim: Semizotu

Birbirine bağlı belgeler : Bir bulgu ile ilgili bulunan ve o bulguyu tamamlar nitelikte olduklarından, ayrı belgeler alınmış olsa bile bağımsız olarak kullanılması olanaksız belgeler.

Birbirine çalmak : Birbirine düşürmek.

 

Birbirine geşmek : Kavgaya tutuşmak

Birbirini almak : Birbiriyle evlenmek.

Birbirini basmak : Birbirini çiğnemek.

Birbirini dışlayan :

Birbirini tutmaz : birbiriyle ilgisi olmayan, tutarsız.

Birbirinin tersi olan fonksiyonlar : g fonksiyonunun tanım bölgesindeki her y için f(g(y))=y ve f fonksiyonunun tanım bölgesindeki her x için g(f(x))=x koşullarını sağlayan f ve g fonksiyonları.

Birbiri ile ilgili Cümleler

  • İki ülke birbirine muhalif.
  • Birbiri ardına bir zorluk vardı.
  • Ali ve Mary birbirinden çok şey öğrenebilir.
  • Birbiri ardına değişik türde yiyecekler denedi.
  • Ali ve ben birbirimize yakındık.
  • Birbirimizden çok şey öğrenebiliriz.
  • Birbirimizden birçok şey öğrenebiliriz.
  • Birbirimizden haberimiz var.
  • Ali ve Mary birbirine baktı ve omuz silkti.
  • Ali ve Mary birbiriyle konuşmaz.
  • Birbiri ardına hastalandılar.
  • Birbirimiz için mükemmeliz.
  • Bazen birbirimizi anlamak için aynı dili konuşmak zorunda değilsindir.
  • Benzer simaları olduğu için polisin iki kişiyi birbiriyle karıştırmış olması muhtemel.

Diğer dillerde Birbiri anlamı nedir?

İngilizce'de Birbiri ne demek? : pron. each other

Fransızca'da Birbiri : l'un l'autre

Almanca'da Birbiri : einander; gegen-, wechsel-seitig