Each other türkçesi Each other nedir

Each other ile ilgili cümleler

English: "We haven't seen each other since 2009." "Has it been that long?"
Turkish: "2009'dan beri birbirimizi görmedik." "O kadar uzun zaman oldu mu?"

English: Ali and I are good friends now, but we didn't like each other the first time we met.
Turkish: Ali ve ben şimdi iyi arkadaşız fakat ilk tanıştığımızda birbirimizden hoşlanmamıştık.

English: "That shan't happen again," Fortunatus said to himself, and they started to ride at each other again. This time, Fortunatus's spear met his foe so powerfully that he flew from his horse like a ball and lay dead on the earth.
Turkish: " O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.

English: Ali and I argued with each other about what we should do.
Turkish: Ali ve ben ne yapmamız gerektiği konusunda birbirimizle tartıştık.

English: Ali always says hi to me when we pass each other on the street.
Turkish: Ali sokakta birbirimizi geçerken bana her zaman merhaba diyor.

Each other ingilizcede ne demek, Each other nerede nasıl kullanılır?

 

Each : Herbirisi. Her bir. Herbir. Adam başına. Her. Teker teker. Tanesi. Beher. Her birine. Her biri.

Other : Özgesi. Özge. Başka biçimde. Diğeri. Öteki. Öbür. Diğer. Başka türlü. Bundan başka. Gayri.

Argued with each other : Birbirileriyle tartıştılar. Dövüştüler. Birbirileriyle kavga etiler.

Bump into each other : (yolda veya rastlantı eseri) birbirlerine rastlamak veya karşılaşmak.

Cancel each other out : Ödeşmek. Birbirlerini dengelemek veya eşitlemek.

Damaging each other : Birbirini inciten. Birbirinin değerini düşüren. Birbirine zarar veren.

Cross each other : Karşılaşmak.

İngilizce Each other Türkçe anlamı, Each other eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Each other ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inter : İnter. Defnetmek. Inter. Ara, arasında. Ortasında. Karşılıklı. Arası. Gömmek.

One another : Birbirlerine. Birbirleri. Karşılıklı olarak. Yekdiğeri.