İnter nedir, İnter ne demek

İnter; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Ara, arasında.

İnter ile ilgili Cümleler

  • Bugün internet çok yavaş.
  • Tom'un hızlı bir internet bağlantısı var.
  • Bu yavaş internette film izleyemem.
  • Dün bu saatlerde internet de sörf yapıyordum.
  • İnternet artık onsuz yaşayamayacağımız bir şey.
  • O videoyu internetten silebilir misin?
  • İnternet ağındaki güvenilmez bilgilere inanmamalısın.
  • Sözlükte ve internette sözcüklere bakiyorum
  • İnternetin tehlikelerinden nasıl kaçınabilirsin?
  • İnterlingue, Esperantodan daha güzel ve daha kolaydır.
  • Ve şimdi: İnternet olmadan on üç saat.
  • Bilgisayarının internete nasıl bağlandığını biliyor.
  • İnternet bağlantımı takip etmeyi durdurmalısınız; daha net nasıl söyleyebilirim? İlla size küfür mü etmem lazım?

İnter anlamı, kısaca tanımı

Adezyo intertalamika : Talamusun mediyan kesitlerde daire biçiminde görülen birleşme yeri

Amnesty international : [Bakınız: Uluslararası Af Örgütü].

Arterya ilyaka interna : Aorta abdominalis'in, iki a. iliaca externa'yı verdikten sonra ikiye çatallanmasıyla oluşun ve pelvis organlarıyla pelvis duvarlarını vaskularize eden atardamar.

Arterya interossea : Kemikler arası atardamarları.

Arterya karotis interna : A. carotis communis'in üç ana kolundan birisi. For. lacerum yoluyla cavum cranii’ye girer ve beynin beslenmesine katılır.

 

Arterya oftalmika interna : İç oftalmik atardamar.

Arterya pudenda interna : Edep iç atardamarı.

Arterya torasika interna : Göğüs iç atardamarı.

Atipik interstisyel pnömoni : Çayır amfizemi.

Diferansiyel interferans kontrast mikroskobu : Biyolojik yapıların çeşitli kısımlarındaki kırılma indisindeki farklardan yararlanarak boyama yapmadan hücrelerde inceleme yapmaya imkân sağlayan bir tip ışık mikroskobu.

Diskus interkalatus : Kalp kası hücrelerinin birbirlerine bağlandıkları, Z bantlarından daha kalın, ışık mikroskobunda da gözlenen ve uyarımların hücreden hücreye geçmesini sağlayan disk, interkalat disk.

Diskus intervertebralis : Omurlar arası disk.

Duktus interlobularis bilifer : Safra kanalı.

Eminensiya interkondilaris : Kaval kemiğinin, tuberculum intercondylare laterale ve mediale'sine verilen ad.

Fasyes interna : İç yüz.

Febris intermittens : Aralıklı ateş.

Fundus meatus akustisi interni : İç işitme yolu tabanı.

Glandula sinus interdigitalis : Koyunlarda spatium interdigitale'nin içindeki sinus interdigitalis'te bulunan bezler. Koyunlar bu salgıyı koklayarak yol takip ederler.

İnsisura interlobares : Akciğer lopları arasındaki yarıklar.

İnterambulakral bölge : İki ambulakral bölge arasında kalan bölge.

İnterbrankiyal septum : İnterbranşiyal septum.

İnterbranşiyal septum : Balık solungaçlarında hemibranşları bir birinden ayıran doku tabakası, interbranşiyal septum.

İnterdial : Gel-git’ in alt ve üst sınırı arasındaki sahil hattı.

İnterdigital egzama : Parmak arası egzama.

İnterdigital fibroma : Parmak arası fibrom.

 

İnterdigital granüloma : Parmak arası fibrom.

İnterdigital hiperplazi : Parmak arası fibrom.

İnterdigital nekrobasillozis : Parmaklar arası nekrobasillozis.

İnterdigital papilomatozis : Parmaklar arası papilomatozis.

İnterdigital piyoderma : Parmaklar arası irinli deri yangısı. Av köpeklerinin sonbaharda anız tarlalarında yaralanmaları, ıslaklık, kir, toz, mekanik etkiler, temas dermatitisi, alerjiler, demodikose gibi çeşitli nedenler yol açar. Hastalık genellikle birkaç ayakta kızarıklık, eksudasyon, frunkel, apse ve fistül oluşumuyla kendini gösterir.

İnterfaz : İki mitoz bölünmesi arasındaki evre; çekirdek ve sitoplâzma bölünmesi yapıldıktan sonra başlar. DNA kopyalanmasının yapıldığı S (sentez) safhası ile bundan önceki G0, G1 ve sentez sonrasındaki G2 (G:gap:ara) safhalarından oluşur. Hücre döngüsünde hücrenin bölünme olmayan G1, S ve G2 aşamalarını içeren zaman aralığı. [Bakınız: arafaz].

İnterfemoral zar : Yarasalarda bütün kuyruğu ya da bir kısmını kaplamak üzere art ayağın iç kenarından ve vücudun arkasından uzanan kuyruk zarı.

İnterferans : Krosingoverler arasındaki etkileşim. Homolog kromozomlar arasında bir krosingover olması, bir diğerinin oluşumunu engeller (pozitif interferans) veya artırır (negatif interferans). Çoğu organizmalarda krosingoverler arasındaki ara azaldıkça interférons artar. Hücrede bir tip virüsün varlığının diğer virüsün çoğalmasını önlemesi.

İnterferens : Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. Krosing-overler arasındaki etkileşim. Homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. Çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar.

İnterferon : Hücrelerin virüslere karşı oluşturdukları özel savunma maddesi. Virüslere ya da nükleik asitlere karşı fibroblastlar tarafından oluşturulan interferon alfa (IFN alfa) ve interferon beta (IFN beta), lenfositler tarafından salgılanan interferon gama (IFN gama) gibi maddeler. IFN alfa ve IFN beta günümüzde kanser hücrelerinin büyümesine karşı ilaç olarak kullanılmaktadır. Başta viral enfeksiyon olmak üzere ve diğer mikroorganizmalara cevap olarak konak hücreleri tarafından salınan, bağışıklığın düzenlenmesinde, özellikle tümör hücrelerine karşı koymada ve doğal öldürücü hücreleri aktive etmede etkinlikleri olan doğal glikoproteinler. İnterferon alfa; çeşitli akyuvarlardan salınır, antiviral ve tümör hücrelerine karşı etkinliği olan interferonlar, interferon beta (IFN beta); fibroblastlar, epitel hücreleri ve makrofajlardan salınır, virüslere karşı etkili interferonlar, gama (IFN gama); T-lenfositlerden salınır, bağışık cevabın düzenlenmesinde rol alır.

İnterfeys dermatitis : Ara yüzey deri yangısı.

İnterfoliküler hücreler : Oksifilik hücreler.

İnterhemal kemik : Bazı balıklarda anüs yüzgeci ptergiyoforlarıyla hemal omurların dikenleri arasında bulunan kemikler serisi.

İnterhiyal : Hiyoit yayı bölgesi kemiklerinden simplektikumu, hiyomandibulare ile eklemleyen kemik.

İnterkalar meristem : [Bakınız: ara meristem]. Ara meristem.

İnterkalat disk : Diskus interkalatus.

İnterkalat kanal : Pars inisyalis.

İnterkapiller glomerulosklerozis : Kimmelstiel-Wilson düğümcükleri.

İnterkinez : Çekirdeğin iki bölünme devresi arasındaki dinlenme durumu.

İnterkostal torakotomi : Kaburgalar arası torakotomi.

İnterksiler : İkincil odun boruları içinde oluşan soymuk boruları.

İnterlökin : Lökositlerden salınıp lökositler arasında etkileşim yapan sitokinler.

İnterlökinler : Bağışıklık sistemini uyaran ve hücrelerarası haberleşmeyi sağlayan, en az 13 adet alt tipi bulunan, makrofajlar, B ve T lenfositler tarafından antijenik ve mitojenik uyarımlar sonucu üretilen antikor tabiatında olmayan bir grup protein, İL.

İntermediyer bölüm : Ara lop.

İntermediyer filamanlar : Ara iplikçikler.

İntermediyer hücre : Vajinal smearde gözlenen orta büyüklükte, küçük çekirdeğe sahip, hücre sınırları düzgün olmayan vajina epitel hücresi.

İntermediyer mezoderm : Embriyonel gelişim sırasında sırt ipliği ve nöral kanalın her iki yan kısmında gelişen mezoderm kısmı.

İntermediyus : İki şeyin arasında veya ortasında bulunan.

İntermedyer metabolizma : [Bakınız: ara metabolizma]. Ara metabolizma.

İntermisyon : Hastalık ateşinin geçici olarak düşmesi.

İntermitan : Düzensiz aralıklı.

İntermitotik hücreler : Değişken hücreler.

İntermittent parazit : Geçici parazit.

İntermuskular kemik : Balık kılçığı.

İnternal : İçte ya da orta eksene yakın. İçte olan.

İnternal hordeolum : İç arpacık.

İnternal seminal vezikül : Yassı solucanlarda sirus kesesi içerisinde bulunan ejakülatör kanalın genişlemesi. Yassı solucanlarda sirrus kesesi içerisinde bulunan spermin depo edildiği ejakulatör kanalın genişlemesi.

İnternasyonal ünite : Uygun ısı, pH ve substrat konsantrasyonunda bir dakikada bir mikromol substratın ürüne dönüştürülmesini katalize eden enzim miktarı, IU, İU, ünite. Bir etken maddenin biyolojik etkinliğinin ölçümü esas alınarak belirlenen, vitaminler, hormonlar, bazı ilaçlar, aşılar ve kan ürünleri ile biyolojik etkin maddeler için kullanılan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiş ve etken madde miktarını tanımlamak için kullanılan ölçü birimi. Örnek olarak; 1İÜ insülin: 45.5 ug saf kristal insüline, 1İÜ penisilin G: 0.6ug saf kristal penisiline ve 1İÜ C vitamini ise 50ug, L-askorbik aside eşdeğerdir.

İnternazal alan : Balıklarda iki burun deliği arasında kalan bölge.

İnternazal por : Ictaluridae ailesi üyelerinde burun delikleri arasında yer alan küçük bir delik.

İnternist : Dâhiliyeci, iç hastalıkları uzmanı.

İnternod : Filament ve talluslarda iki boğum arasında kalan bölge.

İnternodyum : Gövde üzerinde iki büyüme noktası arasında kalan bölge.

İnternus : İç, iç tarafta olan.

İnteroperkulum : Kemikli balıklar (Teleostei) ve akciğerli balıklarda (Dipnoi) operkulumun, mandibuluma bağlı olan bir zarsı kemiği.

İnteroperkül : Kemikli balıklarda solungaç kapağını oluşturan dört kemikten biri.

İnterorbital : Gözler arası.

İnterpozisyon artroplastisi : Eklemi oluşturan kemiklerin arasına metal, plastik, ak zar ve benzerleri organik veya inorganik bir madde yerleştirilmesiyle yapılan artroplasti çeşidi.

İnterradiyal : Balıklarda iki yüzgeç ışını arası.

İnterradiyal kaslar : Yüzgeç ışınları arasında bulunan ve yüzgeçleri yelpaze gibi açıp kapayan kaslar.

İnterradyal kaslar : Yüzgeç ışınları arasında bulunan ve yüzgeçleri yelpaze gibi açıp kapayan kaslar.

İnterseks : [Bakınız: ara eşeyli]. Çift cinsli.

İnterseksüalite : İki cinslilik.

İnterspesifik : Türler arası.

İnterspesifik tür : Belirgin iki türün arasında yer alan bir melez tür.

İnterstisiyal büyüme : Kıkırdak dokusunun var olan kondrositlerinin mitoz bölünme geçirerek aynı kısım içerisinde sayılarının ve matriks hacminin artmasıyla oluşan büyüme.

İnterstisiyal meme yangısı : Meme stromasının yangısı.

İnterstisyal büyüme : Kıkırdak dokusunun mevcut kondrositlerin mitoz bölünme geçirerek aynı lakün içerisinde sayılarının ve matriks hacminin artmasıyla oluşan büyüme.

İnterstisyel akciğer amfizemi : Kimi nedenlerle akciğer alveolleri yırtılarak içlerindeki havanın akciğer dokusuna geçmesiyle akciğer hacminin artması, akciğerlerin interstisyel dokusunda hava birikmesi.

İnterstisyel akciğer yangısı : Alveol duvarlarında yaygın veya yerel tarzda, alveol tip II epitel hücre hiperplazisi, alveoler ödem, hiyalin zar oluşumu interstisyel ödem ve amfizemle belirgin akciğer yangısı. Enfeksiyöz nedenlere, kimyasal zedelenmelere, akut pankreatitise ve şoka bağlı olarak biçimlenir.

İnterstisyel amfizem : Akciğerin interlobüler, subplöral ve diğer interstisyel bölgelerinde gereğinden çok hava toplanması.

İnterstisyel atrofi : Kemiklerde mineral içeriğin emilmesi ve organik bölümlerin geriye kalması sonucu oluşan kemik küçülmesi.

İnterstisyel gelişim : Kemik kıkırdak dokusunda matriks birikiminden ziyade hücre bölünmesine bağlı gelişme.

İnterstisyel hücre adenomu : İntersitisyel hücre tümörü.

İnterstisyel hücre stimülan hormon : Lüteinleştirici hormon.

İnterstisyel hücre tümörü : Normal testisteki interstisyel hücrelerden, Leydig hücrelerinden köken alan tümör, interstisyel hücre adenomu, Leydig hücre tümörü. Özellikle yaşlı köpeklerde ve yaşlı sığırlarda, atlarda ise sadece inmemiş testislerde gelişir.

İnterstisyel hücreler : Ovaryum ve testisin ara dokusunda bulunan iri, çok köşeli hücreler. Yumurtalığın stromasında bulunan bu hücreler östrojen; er bezinin ara dokusunda bulunan Leydig hücreleri adı verilen interstisyel hücreler ise testosteron salgılamaktan sorumludurlar.

İnterstisyel keratitis : Kornea’da propria tabakasının yangısı.

İnterstisyel nefritis : Böbrek bağ dokusunun fibröz tabiatta yangısı ve parenkim dokusunun atrofisiyle belirgin böbrek sertleşmesi.

İnterstisyel orşitis : Testis interstisyel dokusunun yangısı.

İnterstisyel pnömoni : Genellikle toksin ve alerjen maddelerin solunum yoluyla alınması gibi enfeksiyöz olmayan nedenlerle oluşan akciğer parenkim dokusunun yangısı.

İnterstisyel yangı : Bir organın esas olarak stromasında sınırlı kalan doku reaksiyonu.

İntertakson : İki takson arasında yer alan bir takson.

İntertrigo : Katlanmış deri kıvrımlarında biçimlenen kızartı, ödem, ülserleşme ve kötü kokuyla belirgin yerel deri yangısı. Özellikle Çin kökenli Shar-pei köpek yavrularında ve ilk doğumunu yapan süt ineklerinde görülür.

İntertrigo interdigitalis : Av köpeklerinin sonbaharda anız tarlalarında yaralanmaları, ıslaklık, kir, toz, mekanik etkiler, temas dermatitisi, alerjiler, demodikozis gibi çeşitli nedenlerle oluşan birkaç ayakta kızarıklık, eksudasyon, furunkel, apse ve fistül oluşumuyla kendini gösteren hastalık.

İnterval : İki nota arasındaki perde uzaklığı.

İnteryon : İç, içindeki.

İnteryor : İç, iç taraf. İç tarafta bulunan.

İnterzom : Ribozomların öncüsü olarak ya da protein sentezi sırasında oluşan ara büyüklükteki ribonükleoprotein parçacıkları. Ribozomların öncüsü olarak veya protein üretimi sırasında oluşan ara büyüklükteki ribonükleoprotein parçacıkları.

İrinli interstisyel nefritis : Hematojen kökenli bakteriyel enfeksiyonlar sonucunda oluşan, böbreğin interstisyel dokusunun irinli yangısı.

İrinsiz interstisyel mastitis : Brusellaların oluşturduğu, interlobuler bağ dokuda mikroskobik hücresel nodüller ve hücre infiltrasyonuyla belirgin meme yangısı. Sütte gözle görülecek bir değişiklik yoktur.

İrinsiz interstisyel nefritis : Hafif nedbeleşme ve az miktarda lenfohistiyositik hücre içeren böbrek intersitisyumunun yangısı.

Koyitus interruptus : Çiftleşme sırasında ejakülasyondan önce penisin geri çekilmesiyle sonuçlanan cinsel birleşim.

Krista sagittalis interna : Sagittal iç ibik.

Kronik interstisyel hepatitis : Siroz.

Kronik interstisyel pnömoni : Pnömonitis.

Kusurlu interfere edici tanecikler : Çoğalma sırasında oluşan, ebeveyn virüse göre genomu daha kısa yapıda olan yeni nesil virüsler.

Lamina interna : Kemiksel kafatası çatısının iç yaprağı.

Larva migrans interna : İç organ larva göçü.

Lenfoid interstisyel pnömoni : Maedi.

Ligamenta falangosesamoidea interdigitalia : Geviş getirenlere özgü susam kemikleriyle birinci parmak kemiği arasındaki bağlar.

Ligamenta interdigitalia distalia : İkinci parmak kemiği üst ucundan başlayıp aynı parmak kemiğinin alt ucuna yapışan bağlar.

Ligamenta interdistalia dorsalia : Arka ayak bilek kemiklerini birbirlerine bağlayan bağlar.

Ligamenta interdistalia plantaria : Alt sıra arka ayak bilek kemikleri arasındaki bağlar.

Ligamenta interspinalia : Omurların proc. spinosus’larını birbirine bağlayan bağlar.

Ligamenta intertransversaria : Bel omurlarının proc. transversusları arasındaki boşlukları köprüleyen bağlar.

Ligamenta metakarpea interossea : El tarak kemiklerinin kendi aralarındaki bağlar.

Ligamenta sakroiliaka interossea : Sağrı kemiğinin auricular yüzünden böğür kemiğinin tuberositas iliacasına giden çok güçlü üstteki bağlar.

Ligamenta tarsi interossea : Os tarsi centrale ile os tarsale’ler arasındaki bağlar.

Ligamentum interdigitale proksimale : Geviş getirenlerde parmak kemiklerine birbirine bağlayan çapraz bağ.

Ligamentum interkornuale : İki cornu uteri arasındaki bağ.

Ligamentum interosseum antebraki : Ön kol kemiğiyle dirsek kemiği arasında, etçillere özgü olan bağ.

Ligamentum intersesamoideum : Susam kemiklerini birbirine bağlayan bağ.

Ligamentum intersesamoideum interdigitale : Susam kemiklerini birbirine bağlayan, geviş getirenlere özgü olan bağ.

Ligamentum interspinale : Komşu iki proc. spinosus'u birbirine bağlayan sarı renkte elastik bağ.

Ligamentum intertranversaria : Proc. transversus’lar arasındaki bağ.

Ligamentum kuartodistale interosseum : Arka ayak bilek kemiği III ile IV arasındaki bağ.

Ligamentum patella intermediyum : Diz kapağı kemiğinin ön ve yan taraflarıyla tuberositas tibia arasında uzanan bağ.

Ligamentum sentrokuartale interosseum : Os tarsi centrale ile os tarsale IV arasında geviş getirenlerde olmayan bağ.

Ligamentum talokalkaneum interosseum : Sinus tarsi’de bulunan güçlü bağ kitlesi.

Limfonodi interkostales : Kaburgalar arasında bulunan lenf yumruları.

Linea intercondilaris : Uyluk kemiğinin arka yüzünde condylus femoris’lerin tabanlarını birleştiren kemik çizgisi.

Linea intertrokanterika : Trochanter major ile trochanter minor’u birleştiren çizgi.

Lobus intermediyus : Timüs bezinin göğüs boşluğu girişinde küçük kısmı.

Lophyrotoma interruptus zehirlenmesi : Okaliptüs ağacının yapraklarında parazitik olarak yaşayan Linierruptus türü sinek larvalarının, bitkilerle birlikte tüketimi sonucu biçimlenen koyun ve sığırlarda periasiner karaciğer nekrozlarıyla belirgin oktapeptit zehirlenmesi.

Margo interalveolaris : Köpek dişleriyle molar dişler arasında yer alan ve diş kapsamayan kısım.

Margo interosseus : Baldır kemiğinde, membrana interossea’nın bir kısmının yapıştığı bir kemik çizgisi.

Margo interpariyetalis : Duvar kemiğiyle ara duvar kemiği arasındaki sınır.

Meatus akustikus internus : İç kulak işitme yolu.

Membrana interkostalis eksterna : Dışta kaburgalar arasında bulunan kasların, interkostal aralıkta alttaki devam eden zarı.

Membrana interkostalis interna : İçte kaburgalar arasında bulunan kasların, omurlara yakın devam eden zarı.

Membrana interossea antebraki : Dirsek kemiğiyle ön kol kemiği arasındaki spatium interosseum antebrachii’yi kapatan gergin zar.

Membrana interossea kruris : Kaval kemiğiyle baldır kemiği arasındaki spatium interosseum cruris’i kapatan kirişsel zar.

Musical instrument digital interface : Ses sinyali için çalgı aletleri ile bilgisayar gibi çeşitli elektronik cihazlar arasında ortak bir dil oluşturmak amacıyla geliştirilmiş dijital arayüz, midi.

Muskuli interfleksori : Yalnızca etçillerde bulunan kas gövdesi veya kirişleri arasında bulunan kaslar.

Muskuli interkostalis eksterni : Dışta bulunan kaburgalar arası kaslar.

Muskuli interkostalis interni : İçte bulunan kaburgalar arası kaslar.

Muskuli interossei : Kemikler arası kaslar.

Muskuli interspinalis : Komşu iki omurun proc. spinosus'ları arasındaki boşluğu dolduran kaslar.

Muskuli intertransversari : Komşu iki omurun proc. transversus'ları arasında veya proc. transversus ile proc. articularis veya proc. mamilloarticularis veya proc. accessorius'lar arasında yer alan kısa kaslar.

Muskuli intertransversari dorsales kauda : Etçillerde sağrı kemiğiyle beşinciye kadar olan kuyruk omurlarının proc. transversus’ları arasında uzanan, küçük kas demetlerinden oluşan ve kuyruğu yana büken kaslar.

Muskuli intertransversari dorsales servisis : İkinci boyun omurundan ilk sırt omuruna kadar olan kısmın proc. transversus’ları arasındaki üst aralığı dolduran kaslar.

Muskuli intertransversari lumborum : Bel omurlarının proc. transversus’ları arasında yer alan kaslar.

Muskuli intertransversari torasis : Sırt omurlarının proc. mamillaris’leri arasında yer alan kaslar.

Muskuli intertransversari ventrales servisis : İkinci boyun omurundan ilk sırt omuruna kadar olan kısmın enine çıkıntıları arasındaki alt aralığı dolduran kaslar.

Muskulus interskutularis : Dış kulak kaslarından m. scutularis’in, iki scutulum kıkırdağı arasında gerilmiş olan bölümü.

Muskulus oblikus internus abdominis : M. obliquus externus abdominis’in altındaki karın kası.

Muskulus obturatoryus internus : Pelvis boşluğunun tabanında yer alan kas.

Muskulus sfinkter ani internus : Anüsün altında bulunan ve düz bağırsağın dairesel kaslarının güçlenmesinden oluşan kas.

Muskulus vastus intermediyus : M. vastus lateralis ile m. vastus medialis arasındaki kas.

Nervi interkostales : Göğüs sinirlerinin, kaburga kemiklerinin sulcus costalis’i içine, aşağıda seyreden alt kolları.

Nervus interkostobrakiyalis : M. cutaneus omobrachialis’i uyaran sinir.

Nervus intermediyus : N. facialis'in duyusal ve parasempatik liflerini ileten bölümü.

Nervus interosseus antebraki : Ön kol kemiğiyle dirsek kemiğinin kemik zarını uyaran sinir.

Nervus karotikus internus : Ganglion cervicale craniale'nin ön ucundan çıkan ve başın sempatik uyarımından sorumlu olan sinir.

Nükleus interkalatus : N. hypoglossiyle nucleus dorsalis n. vagi arasında bulunan ve işlevi belli olmayan çekirdek.

Nükleus interpedunkularis : Fossa interpeduncularis’in tabanında tek olarak bulunan, mesencephalon’da limbik sisteme dâhil olan ve koku yoluyla birleşen çekirdek.

Nükleus interstisyalis : Orta beyinde fasciculus longitudinalis medialis’e gömülmüş olarak bulunan çekirdek.

Os interpariyetale : Ara duvar kemiği.

Os karpi intermedioradiale : Etçillerde os carpi radiale ile os carpi intermedium’un birleşmesiyle oluşan kemik, os skafolunatum.

Os karpi intermediyum : Os carpi radiale ile os carpi ulnare arasında bulunan kemik, os lunatum.

Os kuneiforme intermediolaterale : Geviş getirenlerde ayak bilek kemiklerinden os tarsale II ve <İ>III’ün kaynaşması sonucu oluşan kemiğe verilen ad.

Os kuneiforme intermediyum : Os tarsale II.

Ostium uteri internum : Cervix uteri’nin cavum uteri ile ilişkisini sağlayan delik.

Ostium üretra internum : Üretranın iç deliği.

Otitis interna : İç kulak yangısı.

Pars intercerebralis : Böceklerde nörosekresyon hücrelerini içeren ön beyin bölgesi.

Pars intermedia : Lipotropin ile melânosit uyancı hormon salgılayan hipofizin bezli dokusunun bir kısmı.

Pars intermediya : Hipofiz orta lobu.

Pars intermembranasea : Rima vocalis'in, plica vocalis'ler arasında kalan kısmı.

Pars retrolentiformis kapsula interna : Capsula interna'mn, nucleus lentiformis’in arkasında yer alan parçası.

Partes genitales feminina interna : Dişi iç üreme organları.

Partes genitales maskulina interna : Erkek iç üreme organları.

Pleksus intermezenterikus : Plexus aorticus abdominalis'in, plexus mesentericus cranialis ile plexus mesentericus caudalis arasında bulunan kesimi.

Pleksus karotikus internus : N. caroticus internus'un, a. carotis interna etrafında oluşturduğu sinir ağı.

Porus akustikus internus : İç işitme yolunun giriş deliği.

Prosessus interpariyetalis : Köpekte ara duvar kemiğinin, doğumdan önce, squama occipitalis ile kaynaşması sonucu oluşan çıkıntı.

Protuberansiya inter kornualis : Sığırda alın kemiğinin iki proc. cornualis'i arasında bulunan tümsek.

Protuberansiya oksipitalis interna : Squama occipitalis'in kafatası boşluğu tarafında bulunan kabartı.

Pulzus intermittens : Kalbin zayıf sistolü yüzünden kimi vuruşlarında nabız alınmaması.

Rami interarkuales : Köpekte v. intervertebralis'in, canalis vertebralis içinde oluşturduğu plexus vertebralis internus ventralis'ten segmental olarak ayrılan dallar.

Rami intergangliyonares : Truncus sympathicus’ta, ganglia trunci sympathici’yi uzunlamasına olarak birbirine bağlayan sinir lifleri.

Rami interkostales ventrales : A. musculophrenica ve a. thoracica interna'dan segmental olarak çıkan ve intercostal boşluklarda uzanan dallar.

Rami nazalis interni : N. infraorbitalis'in, regio nasalis’i uyaran kolları.

Ramus aurikularis intermediyus : Kulak kepçesinin sırtında a. auricularis caudalis'ten ayrılan bir atardamar dalı.

Ramus aurikularis intermediyus lateralis : Sığırda çift olarak bulunan ramus auricularis intermedius'un yan dalı.

Ramus aurikularis intermediyus mediyalis : Sığırda çift olarak bulunan ramus intermedius’un ortadaki dalı.

Ramus interventrikularis parakonalis : A. coronaria sinistra’nın sulcus interventricularis paraconalis içinde seyreden atardamar dalı.

Ramus interventrikularis subsinuozus : A. coronaria dextra’nın sulcus interventricularis subsinuosus içinde seyreden atardamar dalı.

Regio intermandibularis : Alt çene arası bölgesi.

Regio interskapularis : Cidago bölgesi.

Resessus interlaminares : Geviş getiren midelerinin kırkbayır bölümünde, laminae omasi’ler arasında oluşan girintiler.

Schistosoma intercalatum : Batı Afrika’da insanların, atların ve geviş getiren hayvanların venalarında parazitlenerek şistosomozis interkalatum adlı hastalığa neden olan, ara konakları Bulinus cinsi salyangozlar olan, son konaklara serkerlerle enfekte suların temasıyla bulaşan digenetik trematod türü.

Segmentum internodale : Ranvier boğumları.

Septa interalveolarya : Diş alveolleri arasındaki kemiksel bölmeler.

Septa interradikularya : Bir dişin kökleri arasındaki kemiksel bölmeler.

Septum interatriyale : Kalbin sağ ve sol kulakçığını birbirinden ayıran bölme.

Septum intermediyum : Omuriliğin boyun ve göğüs kesiminde, sulcus intermedius dorsalis’ten omuriliğin içine doğru uzanan bölme.

Septum interradikularya : Bir dişin kökleri arasındaki kemiksel bölmeler.

Septum interventrikulare : Kalbin sağ ve sol karıncığını birbirinden ayıran bölme.

Sinkondrozis intermandibularis : İki alt çene kemiğinin kıkırdaksal bağlantı biçimi.

Sinus interbazilaris : Köpekte iki tarafın sinus basilaris’ini, dorsum sellae'nın arkasında birleştiren dura boşluğu.

Sinus interdigitalis : Koyunun parmakları arasındaki deri çukurluğu.

Sinus interkavernozi : İki tarafın sinus cavernosus'unu, hipofiz bezine bağlayan dura mater boşluğu.

Sinüzitis interdigitalis : Tüylüce.

Spasyum interarkuale : Omurların kemerleri arasında bulunan aralıklar.

Spasyum interosseum antebraki : Döner kemikle dirsek kemiği arasındaki etçillere özgü aralık.

Spasyum interosseum antebraki distale ve proksimale : Döner kemikle dirsek kemiği arasındaki aralıklar.

Spasyum intervaginalya : N. opticus’u saran vagina nervioptici'nin, beyin zarları boşluklarıyla ilişkide bulunan lenf boşluğu.

Stratum granulare internum : Cortex cerebri’nin neocortex’inde yıldız hücreleri kapsayan oluşum.

Stratum piramidale internum : Cortex cerebri’nin neocortex’inde bulunan bu oluşum, en büyük pyramidal hücreleri kapsar.

Sulkus intermammariyus : Meme bölümlerini birbirinden ayıran median oluk.

Sulkus intermediyus dorsalis : Omuriliğin göğüs kesiminin ön kısmıyla boyun kesiminde, sulcus medianus dorsalis ile sulcus lateralis dorsalis arasında yer alan sığ bir oluk.

Sulkus intertuberkularis : Kol kemiğinin tuberculum majus’u ile tuberculum minus'u arasında bulunan oluk.

Sulkus interventrikularis parakonalis : Kalbin sol yüzünde sulcus coronarius’tan başlayarak apex cordis yakınına kadar uzanan bir oluk.

Sulkus interventrikularis subsinuozus : Kalbin sağ yüzünde sulcus coronarius’tan başlayarak apex cordis'e kadar uzanan oluk.

Süperfisyal intermediyer hücre : Vajinal sitolojide östrojenin etkin olduğunun göstergesi, parabazal ve intermedier hücrelerden daha büyük, fakat çekirdekleri aynı büyüklükte olan, kenarları kıvrımlı ve düzgün olmayan hücreler.

Şistosomozis interkalatum : Orta Afrika’da Schistosoma intercalatum’un neden olduğu karın ağrısı, kanlı ve mukuslu olabilen ishal, rektal valf kapağının mukozasında hiperplazi, rektal duvarlarda yangı ve polip oluşumuyla belirgin endemik sindirim sistemi hastalığı.

Teka interna : Büyüyen folikülü saran bağ dokusunun iç tabakası, damarlardan zengin olup granüloza hücreleri tarafından östrojene çevrilen androjenik maddeler salgılar.

Traktus olfaktoryus intermediyus : Tractus olfactorius lateralis ile tractus olfactorius medialis arasında, yüzlek olarak görülemeyen ve derinde bulunan bir beyin şeridi.

Trombicula intermedia : Fundalık tifüsü etkeni olan Rickettsia tsutsugamushi‘yi taşıyan akar türü.

Tuberkulum interkondilare laterale ve mediyale : Kaval kemiğinin üst serbest ucundaki eklem yüzünün ortasında bulunan iki çıkıntı.

Tuberkulum intermediyum : Kol kemiğinin tuberculum majus’u ile tuberculum minus’u arasındaki sulcus intertubercularis’in tabanında bulunan ve yalnızca atgillerde görülen belirgin tümsek.

Tuberkulum intervenozum : Kalbin sağ kulakçığında sinus venarum’un tavanında, ostium venae cavae cranialis ile ostium venae cavae caudalis arasında bulunan tümsek.

Tunika interna bulbi : Ağ tabaka.

Vaza auris interna : İç kulak damarları.

Vena aurikularis intermediya : V. auricularis caudalis’ten ayrılan ve kulağın dış yüzünün ortasında, apex auriculae’ye doğru seyreden toplardamar.

Vena iliaka interna : Pelvis boşluğunun duvarıyla pelvis boşluğu içinde bulunan organların kirli kanını toplayan ve v. iliaca communis’e açılan toplardamar.

Vena interdigitalis : Parmaklar arasındaki toplardamar.

Vena interkostales dorsales : V. azygos’tan çıkan ve kaburgalar arasında seyreden toplardamarlar.

Vena interkostales ventrales : V. thoracica interna’dan ve bunun dalıolan v. musculophrenica’dan çıkarak intercostal aralıklarda üstte seyreden ve v. intercostalis dorsalis’lerle ağızlaşan toplardamarlar.

Vena interkostalis suprema : V. intercostalis’ten çıkan ve aynı adlı atardamarla seyreden toplardamar.

Vena interlobares : Böbrekte v. renalis'e açılan loplar arası toplardamarlar.

Vena interossea kaudalis : Spatium interosseum antebrachii’nin arkasında el bilek kemiklerine doğru seyreden toplardamar.

Vena interossea kommunis : 1. Spatium interosseum antebrachii'nin üst kısmında v. brachialis’ten çıkan toplardamar. V. interossea cranialis ve v. interossea caudalis’in ortak kökü.

Vena interossea kranyyalis : Ön kol kemikleri arasında, el bilek kemiklerine seyreden toplardamar.

Vena interossea kruris : Domuz ve sığırda v. poplitea’dan çıkan ve derin fleksor kaslara doğru seyreden toplardamar.

Vena rekurrens interossea : V. interossea cranialis'in, v. collateralis media veya rete articulare cubiti’ye olan birleştirici kolu.

Vena torasika interna : V. cava cranialis’ten çıkan ve göğüs boşluğunun alt kısmında arkada seyreden toplardamar.

Vena yugularis interna : Atgillerde olmayan bu damar, v. thyreoidea cranialis, v. thyreoidea media ve v. occipitalis’in birleşmesinden oluşan ve v. jugularis externa ile sulcus jugularis içinde seyreden toplardamar.

Viral interferens : Hücreyi enfekte eden virüsün, hücrenin diğer bir virüsle enfekte edilmesini engellemesi.

Zona intermediya : Anüs mukozasının, zona columnaris ani ile zona cutanea arasında bulunan ara bölgesi.

İnteraktif : Etkileşimli.

İnterferometre : Girişimölçer.

İnterferometri : Girişim ölçme.

İnterkoneksiyon : Birçok elektrik şebekesi arasında bağlantı kurma.

İntermezzo : Serbest bir biçimde yazılmış olan ve kendi kendine bir bütün oluşturan müzik eseri.

İnternet : Genel Ağ.

Diğer dillerde İnter anlamı nedir?

İngilizce'de İnter ne demek ? : inter