Çikolata gurami nedir, Çikolata gurami ne demek

Teknik terim anlamı:

Doğal olarak Malaya ve Sumatra’da bol bitkili sığ su birikintilerinde, bazen yavaş akan sularda yaşayan, boyları beş cm olabilen, vücut rengi koyu kahverengi, üzerinde dar, açık renkli ve düzensiz enine bantlar bulunan akvaryum balığı.

Çikolata gurami anlamı, tanımı

Gura : Hindi. Toprak çorba çanağı. Arapça kökenli kur'a: kura. Hileci

Gurami : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, cennet balığıgiller (Anabantidae) familyasından, eti lezzetli olan bir tür. (Osphromenus olfax), Kemikli-balıklar (Teleostei)gugukgiller takımın cennet-balığıgiller (Anabantidae) familyasından bir balık türü. Sonda adalarında yaşar. Eti çok beğenilir.

Çikolata : Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.

Koyu kahverengi : Karaya yakın kahverengi, kahverenginin bir veya birkaç ton koyusu. Bu renkte olan.

Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.

Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

Akvaryum : Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

 

Dar açı : Ölçüsü 90 dereceden küçük olan açı.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Balığ : Balık.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Sumat : Sofra altına serilen dört köşe bez, sofra bezi. Kilim.

Malay : Buğday ya da mısır ununu kaynar suya dökerek yapılan ve pekmezle yenilen bir çeşit yiyecek,kaçamak. [Bakınız: malak]. Mısır ekmeği.

Boyla : Değirmen çarkını döndüren suyun çıktığı delik. [Bakınız: boyra]. Değirmen oluğu.

Bazen : Ara sıra.

Diğer dillerde Çiğrenkçilik anlamı nedir?

Almanca'da Çiğrenkçilik ne demek ? : fovismus