Çikolata nedir, Çikolata ne demek

Çikolata; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek

Çikolata hakkında bilgiler

Çikolata, tropik kakao ağacının çekirdek denen tohumlarından yapılmış olan yiyecek. Çikolataya istendiğinde fıstık, fındık ve süt de katılır. Çikolata kalori değeri yüksek, enerji veren bir yiyecektir.

Milattan önce, büyük olasılıkla Olmeklerden oluşan bir grup, Güney Amerika'da kakao ağacı yetiştirir. Mayalar, bir hayvanın bu ağaçtan bir meyve kopardığına tanık olur. Mayalar zamanla bu çekirdekleri nasıl kullanacaklarını öğrenirler. M.S. 600 yılında, Mayalar çikolatalı bir içecek yaparlar. Efsaneye göre, Aztek kralı Moctezuma günde 50 fincan çikolata içiyordu. Azteklerde ve Mayalarda çikolata içmek önemli bir olay sayılırdı. Mayalarda daha çok kraliyet ailesi için uygun görülen bu içeceği sıradan insanlar çok özel durumlarda içebiliyordu. Azteklerde ise yöneticiler, rahipler, rütbeli askerler, onurlandırılmak istenen tüccarlar bu özel içeceği tadabiliyordu. İspanyol kâşifler Kristof Kolomb ve Hernán Cortés'in, 16. yüzyılda Orta Amerika'ya yaptıkları gezide Aztek kralı Moctezuma bu çikolatalı içeceği kaşiflere sunar. Kaşifler bu içeceği vatanlarına götürüp hazırlamasını öğretirler. Bu, Mayalar ile Azteklerin öğütülmüş kakao çekirdeklerinin suyla karıştırılmasıyla elde ettikleri bir içecektir. Aztek dilinde "ekşi, acı içki" anlamına gelen "xocoatl" adındaki bu içeceği Aztekler, içine biber ve başka baharatlar katarak soğuk olarak içiyorlardı. İspanyollar ise aynı içkiyi şekerli olarak içmeye başladılar. 80 yıl sonra, İngiltere'de içecek yapılmak üzere katı çikolata satılmaya başladı. Böylece katı çikolata satan "çikolata evleri" bütün Avrupa'ya yayıldı. 1700'lü yıllarda İngilizler bu içeceklere süt katmaya başladılar. Türkiye'nin ilk yerel üretim yapan çikolata fabrikası ise, cumhuriyetten üç yıl sonra, 1927'de Feriköy'de kuruldu. Bugüne kadar bulunan en eski çikolatanın izlerine 2600 yıllık bir çömleğin içinde rastlanmıştır.

 

Latince adı “tanrıların besini” anlamında Theobromocacao olan kakao ağacından elde edilen kakao, Batı Afrika, Batı Hint Adaları ve Güney Amerika’da üretilir. Kakao ağaçları dört yaşından sonra meyve vermeye başlar. Boyu 4-10 metre olan ağaç yılda iki kez ürün verir. Gövdeye ya da ana dallara yakın yerlerde çıkan meyve, olgunlaştığında uzunluğu 35 cm kadardır. Bir meyvenin içinde yaklaşık 2,5 cm boyunda 20-40 tohum, yani kakao çekirdeği bulunur. Etli, olgun meyvelerin içinden çıkarılan çekirdekler birkaç gün muz yaprağında mayalandırılır. Daha sonra güneşte kurutulur ve böylece çekirdekler fabrikada işlenmeye hazır hale gelmiş olur. Fabrikada temizlenen kakao çekirdekleri kavrulur ve öğütülür. Elde edilen macun görünümündeki sıvı,çikolata yapımında kullanılır. Ayrıca preslenerek kakao ve kakao yağı elde edilir.

 

Kavrulmuş kakao parçaları şekerle karıştırılır ve bir kapta ağır silindirlerle hamur haline getirilir. Bu hamur ince çikolata tabakalarına dönüştürülür ve ardından bu tabakalar kakao yağı katılarak yumuşatılır. Sonra dikdörtgen olukları bulunan bir makinenin içine koyulur. Oluklar içindeki silindirlerle çikolatayı yumuşak ve pütürsüz hale getirilir. Sonunda sıvıya dönüşen çikolata kalıplara dökülür ve soğutulur. Katılaşan çikolatayı çıkarmak için kalıp biraz ısıtılır.

Çikolata ile ilgili Cümleler

  • Ali çikolatadan hoşlanır.
  • Ali muzlu keki sever. Öte yandan, Mary çikolatalı keki sever.
  • Ali Mary'ye biraz çikolata aldı.
  • Çikolata için teşekkür ederim.Lezzetliydi.
  • Çikolata için teşekkürler. Lezzetliydi.
  • Hayat bir kutu çikolata gibidir.
  • Çikolata bazı hayvanlar için zehirlidir.
  • Çikolata bile vitaminler içerir.
  • Çikolata bile vitamin içerir.
  • O biraz çikolatalı kek yaptı.
  • Çikolata kakao çekirdeklerinden yapılır.
  • O, dört kişi için vanilya çikolatalı kek yaptı.
  • Ali çikolata sevmez.
  • Çikolata hoşuma gider.

Çikolata anlamı, tanımı:

Kakao : Bu tozdan su veya sütle hazırlanan içecek. İki çeneklilerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç, Hint bademi (Theobroma cacao). Bu çekirdeklerin öğütülmesiyle elde edilen toz. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.

Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Sevimli, cana yakın ve güzel. Şeker hastalığı.

Fıstık : Güzel, gösterişli kadın. İyi, hoş. Antep fıstığı, çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı.

Fındık : Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genellikle Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana). Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Tropik : Dönenceye ait.

Çekirdek : Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Atom çekirdeği. Bir şeyin temelini oluşturan. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.

Kalori : Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi, ısın. Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü.

Değer : Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.

Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Manevi güç.

Milat : Hz. İsa'nın doğduğu gün. Herhangi bir olayın başlangıcı.

Çikolata gurami : Doğal olarak Malaya ve Sumatra’da bol bitkili sığ su birikintilerinde, bazen yavaş akan sularda yaşayan, boyları beş cm olabilen, vücut rengi koyu kahverengi, üzerinde dar, açık renkli ve düzensiz enine bantlar bulunan akvaryum balığı.

Çikolata hindisi : Tüy, incik, ayaklarında bulunan tüy rengiyle bu adı alan, Fransa ve Amerika’da bulunan, ağırlık bakımından siyah hindi ırkına benzeyen hindi ırkı.

Çikolata kaplamalı tablet : Tabletlerin yapısında bulunan etkin veya yardımcı maddeleri havanın nem ve rutubetinden korumak ya da bunlara ait kötü tat veya kokuyu maskelemek için hazırlanmış tablet.

Çikolatacı : Çikolata yapan veya satan kimse. Çok çikolata yiyen veya seven kimse.

Çikolatacılık : Çikolatanın yaptığı iş.

Çikolatalı : Çikolatası olan.

Çikolatasız : Çikolatası olmayan.

Çikolatasızlık : Çikolatasız olma durumu.

Diğer dillerde Çikolata anlamı nedir?

İngilizce'de Çikolata ne demek? : n. chocolate

Fransızca'da Çikolata : chocolat [le]

Almanca'da Çikolata : n. Schokolade

Rusça'da Çikolata : n. шоколад (M), шоколадка (F)

adj. шоколадный