Çocuklu nedir, Çocuklu ne demek

Çocuklu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Çocuğu olan

"Çocuklu" ile ilgili cümleler

  • "O da eski karısından iki veya üç çocuklu bir duldu." - F. R. Atay

Çocuklu ile ilgili Cümleler

  • Çocukluğum Pakistan'da geçti.
  • Ben ve o çocukluğumuzdan beri arkadaşız.
  • Ali çocukluğunu Birleşik Devletlerde geçirdi.
  • Çocuklu tek kişi ben değilim.
  • Onun çocukluktaki takma adı neydi?
  • Bunlar çocukluğum hakkında sahip olduğum en acı veren anılar.
  • O zor bir çocukluk geçirdi.
  • Çocukluğumda hatalarım oldu insanları kırdım ama bilerek yapmadım bunları size söylediğimde bana inanmadınız, değil mi?
  • Çocukluğumda her zaman erken kalkardım.
  • Tom, Mary'nin çocukluğu hakkında daha fazla şey öğrenmek istedi.
  • Çocukluğumda beni tanıyordun.
  • Tuğba beş çocuklu boşanmış bir anneydi.
  • Çocuklu ev - bazar, çocuksuz ev - mezarlık.
  • Çocukluğumda beyzbolu futbola tercih ederdim.

Çocuklu tanımı, anlamı:

Çoluklu çocuklu : Çoluk çocuğu olan.

Çocuk : Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Genç erkek. Küçük yaştaki erkek veya kız.

 

Çocukluğu tutmak : Çocuksu davranışlarda bulunmak.

Çocukluk : Çocukça davranış. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocuk olma durumu.

Çocukluk etmek : Gereği gibi düşünmeden deneyimsizce, sorumsuzca davranmak. çocukça davranışlarda bulunmak.

Çocuklug : Çocukluk

Çocukluğu tutmak : çocuksu davranışlarda bulunmak.

Çocukluk anısı yitimi : Yaşamın ilk yılları ve erken çocuklukla ilgili yaşantıların düzgülü olarak unutulması.

Çocukluk bunaması : Beyin hücrelerinin bir parçasının körleşmesine yol açan ve üç yaşlarında konuşma yeteneğinin hızla yitirilmesi biçiminde ortaya çıkan soysuzlaşma ile ilgili bir hastalık.

Çocukluk cinselliği : (Freud) Bebeklik ve çocukluk döneminde olan canlıların bilinçli ya da bilinçsiz düzeydeki cinsel duygu ve davranışları.

Çocukluk çağı : Süt çağı bitiminden erginlik başlangıcına değin süren yaşam dönemi.

Çocukluk erkliliği : (Freud) Küçük çocukların bütün dilek ve isteklerinin doyurulmasını istemeleri ve beklemeleri.

Çocukluk etmek : çocukça davranışlarda bulunmak; gereği gibi düşünmeden deneyimsizce davranmak. İlgili cümle: "“Çocukluk etme, Halis, âlemin kulağına gider. Sonra büyük dedikodu olur.”" H. R. Gürpınar.

Çocukluk karmaşası : Kişinin duygu ve davranışlarının çocukluk çağındakilere benzemesi ve gelişimin cinsellik öncesi bir noktaya takılıp kalmasından ileri gelen, yetişkinlerle ilgili hastalıklı duygu durumu.

Çocukluyanış : Çocuğu stilize eden bir çul motifi. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)