Öpücük nedir, Öpücük ne demek

  • Sevgi göstermek için dudaklarıyla başka birisinin elini yüzünü öpme, öpüş, buse

"Öpücük" ile ilgili cümleler

  • "Güllü'nün boynuna sarılan Cemile, kadının hafif çilli, tombul yanaklarını öpücüklere boğdu." - O. Kemal

Öpücük kısaca anlamı, tanımı:

Öpücük göndermek : Parmaklarının iç ucunu öpüp birine atar gibi yaparak onu selamlamak.

Öpücük kondurmak : Hafifçe öpmek.

Hayat öpücüğü : Yapay solunum.

Sevgi : İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

Göstermek : Sert bir biçimde karşılık vermek. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Görünmek, benzemek. Kanıtla inandırmak. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak.

Dudak : Ağız. Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri.

Öpme : Öpmek işi.

Buse : Öpücük.

Öpücük göndermek : parmaklarının iç ucunu öpüp birine atar gibi yaparak onu selamlamak. İlgili cümle: "“Kocaman avuçlarından bir öpücük gönderdi.”" S. F. Abasıyanık.

 

Öpücük kondurmak : hafifçe öpmek. İlgili cümle: "“Avucunun içine çikolata kokulu buz gibi bir dudak, bir öpücük kondurdu.”" S. F. Abasıyanık.

Öpücük ile ilgili Cümleler

  • Onlar en uzun öpücük için yeni bir rekor kırdı.
  • Öpücük şaşırtıcıydı.
  • Büyük ödül prensesten bir öpücüktü.
  • Biz yanlış bir şey yapmadık. O sadece bir öpücüktü.
  • O bir öpücükle ondan ayrıldı.
  • Julia kızına bir öpücük veriyor.
  • O sadece yanaktan bir öpücüktü.
  • Öpücük için teşekkürler.
  • Bu çok romantik bir öpücüktü.

Diğer dillerde Öpücük anlamı nedir?

İngilizce'de Öpücük ne demek? : n. kiss

Fransızca'da Öpücük : bécot [le], bisou [le]

Almanca'da Öpücük : n. Butz, Kuss, Kusshand

Rusça'da Öpücük : n. поцелуй (M)