I think türkçesi I think nedir

  • Bence.
  • Galiba.
  • Bana kalırsa.
  • Sanırım.
  • Bu benim fikrim.
  • Düşündüm ki.
  • Kanımca.

I think ile ilgili cümleler

English: "When does your sister come back from work?" "I don't know, but I think she'll arrive at home a few minutes before me."
Turkish: "Kız kardeşin işten ne zaman dönecek?" "Bilmiyorum fakat sanırım benden birkaç dakika önce eve gelecek."

English: "I don't like the new guy." "Do you mean Tom? I think that he likes you."
Turkish: "Yeni adamı sevmiyorum." "Tom'u mu demek istiyorsun? Sanırım o seni seviyor."

English: Ali and I think alike.
Turkish: Ali ve ben benzer düşünüyoruz.

English: "You probably wouldn't like going camping with me." "You're wrong. In fact, I think I'd like that very much."
Turkish: "Büyük olasılıkla benimle birlikte kamp yapmaya gitmek istemezsin." "Yanılıyorsun. Aslında, onu çok fazla sevdiğimi düşünüyorum."

English: After a tiring game of football, I think I will go to bed.
Turkish: Yorucu bir futbol maçından sonra sanırım yatağa giderim.

I think ingilizcede ne demek, I think nerede nasıl kullanılır?

I : İngiliz alfabesinin dokuzuncu harfi. Romen rakamları dizisinde 1 sayısı. Ben. İ harfi. İngilizce alfabenin dokuzuncu harfi. İyodun simgesi.

Think : Aklı almak. Fikirleşmek. Sanmak. Tasavvur etmek. Planlamak. Anımsamak. Bellemek. Aklına sığdırmak. Beklemek. Hatırlamak.

 

I think it was your fault : Sizin hatanız olduğunu düşünüyorum.

I think not : Öyle olmasa gerek. Öyle düşünmüyorum. Hiç sanmam. Sanmıyorum. Sanmam.

I think so : Öyle zannediyorum. Sanırım öyle. Galiba. Bence de.

I think therefore i am : Düşünüyorum öyleyse varım. Düşünüyorum o halde varım.

I think this is my seat : Sanırım bu benim koltuğum.

İngilizce I think Türkçe anlamı, I think eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak I think ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make sure of : Kesinlikle bilmek. Sağlama almak. Kesinlikle. Emin olmak. Doğru olup olmadığından emin olmak. -den emin olmak. Elbette. Mutlaka. Eminim.

As far as i can see : Gördüğüm kadarıyla. Görebildiğim kadar. Bildiğime göre. Bildiğim kadar. Anladığım kadarıyla.

In my not so humble opinion : Benim fikrime göre. Bana sorarsan. Benim bakış açımdan. Bana sorarsanız. Bana göre.

As far as i am concerned : Bana gelince. Anladığım kadarıyla. Bana gelirse. Gördüğüm kadarıyla. Yanlış hatırlamıyorsam. Bildiğim kadarıyla.

As for me : Bana gelince. Kanaatimce.

Personally : Kendine gelince. Kendi. Kendi adıma. Kişi olarak. Kişilik olarak. Şahsen. Kişisel olarak. Bizzat.

In my humble opinion : Benim naçizane fikrim. Naçizane görüşüm. Benim naçizane görüşüm. Naçizane fikrimle. Bana göre. Benim düşünceme göre. Naçizane fikrim. Benim naçiz görüşüme göre. Benim fikrime göre. Bana sorarsanız.

Methinks : Öyle geliyor ki. Bana öyle geliyor ki.

For my money : Fikrimce.

I think synonyms : according to me, imo, likely, in my judgment, probably, for my part, i think so, in my estimation, presumedly, in my opinion, surely, i daresay, daresay, methought, from my point of view, presumably, to my mind, i dare say, for all i care, all i know, as i see it.