Iceblink türkçesi Iceblink nedir

  • Güneş ışınlarının buz yüzeyinden yansıması.
  • Sahil boyunca devam eden buz falezi.

Iceberg : Buzdağı. Buz dağı. Buzul. Karasal kökenli, hareketli buz kütleleri. Aysberg. Buz adası. Soğuk ve duygusuz kimse. Eksenucu bölgelerinde denize değin inebilen buzullardan kopup akıntılarla yer değiştiren çok büyük buz parçası.

Iceberg lettuce : Göbek marul. Birbirini örten yaprakları yuvarlak bir kafa oluşturan marul türü. Göbek salata.

Iceberg theory : Aysberg teorisi. Anestezik madde moleküllerinin çevresinde su moleküllerinin sürekli toplandığını ve böylece buz dağı görünümünde bir yapı oluşturduğunu ileri süren teori.

Iceboat : Buz yelkenlisi. Buzkıran. Buz kayak yelkenlisi.

Iceboats : Buz yelkenlisi. Buzkıran. Buz kayak yelkenlisi.

Ricebird : Pirinçkuşu. Pirinç kuşu.

Icebound : Etrafı buzlarla çevrili (gemi). Buz tutmuş (liman). Çevresi buzla kaplı. Buzla çevrilmiş. Etrafı buzla çevrilmiş. Buz tutmuş. Buzla kaplanmış. Buzlarla kaplı.

Iceboxes : Buz dolabı. Soğutucu (amerikan ingilizcesi). Buz makinesi. Soğutucu. Buz kalıbı. Buzdolabı. Buzluk. Buzdolabı (amerikan ingilizcesi). Buzhane. Buzluk (ingiliz ingilizcesi).

Icebreakers : Buzkıran. Kaynaştırma faaliyeti veya toplantısı. Buz kıran gemi.

 

Icebox : Buz kalıbı. Buzluk (ingiliz ingilizcesi). Soğutucu (amerikan ingilizcesi). Soğutucu. Buzluk. Buzhane. Buz dolabı. Buz makinesi. Buz kutusu. Buzdolabı (amerikan ingilizcesi).

Sözcükler, direkt olarak Iceblink ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ice : Pasta kaplama şekerlemesi. Değerli taş. Buza koymak. Donmak. Dondurma. Buzlanmak. Dondurmak. Şekerle kaplamak. Öldürmek. Pırlanta.

Skating rink : Paten alanı. Patinaj alanı. Buz pateni pisti.

Rink : Buz pateni alanı. Paten sahası. Buz alanı. Paten alanı.

Ice skating rink : Buz pateni ve buz hokeyi için donmuş bir tabanı olan alan. Buz pateni pisti. Buz pisti.

Iceblink synonyms : ice hockey rink.