Iced türkçesi Iced nedir

  • Buzlu.
  • Buza koyulmuş.
  • Şeker kaplanmış.
  • Üzerine krema sürülmüş (kek).
  • Buzlanmış.
  • Buz tutmuş.
  • Dondurulmuş.

Iced ile ilgili cümleler

English: Do you want the tea hot or iced?
Turkish: Çayı, sıcak mı yoksa buzlu mu istiyorsun?

English: I don't like iced coffee.
Turkish: Buzlu kahve sevmem.

English: A careful reader would have noticed the mistake.
Turkish: Dikkatli bir okuyucu hatayı fark ederdi.

English: I want a cup of iced-tea.
Turkish: Bir bardak buzlu çay istiyorum.

English: A pretty girl like you will definitely be noticed.
Turkish: Senin gibi güzel bir kız kesinlikle fark edilir.

Iced ingilizcede ne demek, Iced nerede nasıl kullanılır?

Iced coffee : Buzlu kahve.

Iced tea : Buzlu çay.

Iced tea spoon : Buzlu çay kaşığı.

Iced up : Buzlanıp kalmak. Buzla kaplanmak. Buz bağlamak. Buzlanmak. Buz tutmak.

Iced water : Buzlu su.

Be prejudiced : Ön yargılı olmak.

Being enticed : Cezp edilme. Baştan çıkarılmış olma. Baştan çıkarılma. Ayartılmış olma. Cezp edilmiş olma.

Best thing since sliced bread : (argo terim) kesinlikle şimdiye kadar görülenler arasında en iyisi. El üstünde tutulan. Bir grubun en iyisi. Tüm zamanların en iyisi. Şimdiye kadar görünenler arasında en iyisi.

Be priced at : Fiyatında olmak. Satılmak. Değerinde olmak.

 

Be apprenticed to : Çırak olarak verilmek. Çırak olarak girmek.

İngilizce Iced Türkçe anlamı, Iced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Iced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gelid : Buz gibi. Buz gibi donmuş. Soğuk. Aşırı derecede soğuk. Donmuş. Çok soğuk.

Icy : Çok soğuk. Çivi gibi. Soğuk. Buzla kaplı. Buz kaplı. Buz gibi. Donmuş.

On ice : Durdurulmuş. Buzlukta. Askıda.

Congealed : Dondurmak. Pıhtılaşmak. Pıhtılaştırmak. Katılaşmak. Pıhtılaşmış. Donmak.

Frostiest : Kır. Donmuş. Mesafeli. Dondurucu. Soğuk. Ayaz. Ağarmış. Donuk. Kırağılı.

Icebound : Buzla çevrilmiş. Etrafı buzla çevrilmiş. Etrafı buzlarla çevrili (gemi). Buzla kaplanmış. Buzlarla kaplı. Buz tutmuş (liman). Çevresi buzla kaplı.

Teaspoon : Çay kaşığı. Tatlı kaşığı.

Glacial : Buz gibi. Buzulla ilgili. Çok soğuk. Buzul. Buz. Buzula ait. Buzullara ait. Buz ya da buzulla ilgili. Buzsu.

Frostier : Dondurucu. Donuk. Ayaz. Ağarmış. Kırağılı. Kırağı kaplı. Mesafeli. Soğuk (tavır veya cevap vb).

Deep frozen : Derin dondurulmuş. Dondurulup saklanmış.

Iced synonyms : frosteds, freezed, translucent, frozen, chilled, cooled, iciest, frosted, frappe, on the rocks, frore, frosty, frappes, icier.

Iced ingilizce tanımı, definition of Iced

Iced kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Covered with ice. As, iced water. Chilled with ice.