Ickle türkçesi Ickle nedir

Ickle ile ilgili cümleler

English: Ali is a stickler for the rules.
Turkish: Ali kurallara karşı titizdir.

English: Ali didn't eat dill pickles.
Turkish: Ali dereotu turşusu yemedi.

English: Ali is usually a stickler for the rules.
Turkish: Ali genellikle kurallara bağlıdır.

English: A trickle of blood ran down his neck.
Turkish: Onun boynundan bir damla kan aktı.

English: Angelica Pickles is very selfish.
Turkish: Angelica Pickles çok bencildir.

Ickle ingilizcede ne demek, Ickle nerede nasıl kullanılır?

Be a stickler : İnatçı olmak. Israrcı olmak. Titiz olmak.

Be in a nice pickle : Zor durumda olmak.

Be in a pickle : Zor durumda olmak.

Be in a sad pickle : Perişan halde olmak. Zor durumda olmak.

Be in a sorry pickle : Zor durumda olmak. Perişan halde olmak.

Many a little makes a mickle : Damlaya damlaya göl olur.

Be tickled : Gıdıklanmak.

Fickle : Kaypak. Kararsız. Kelek. Değişken. Kalleş. Vefasız. Gelgeç. Vefasız (aşkta). Hercai. Sebatsız.

Fickleness : Kararsızlık. Kelek. Orospuluk. Döneklik.

In a pickle : Zor durumda.

İngilizce Ickle Türkçe anlamı, Ickle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ickle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Compact : Pekiştirmek. Anlaşma. Kompakt. Az yer kaplayan. Pudralık. Kısa. Sözleşme yapmak. Öz. Pudriyer.

Boxy : Kutu gibi (oda, yer vb).

Diminutives : Küçültme ismi. Küçültme sıfatı. Minicik. Ufacık. Küçültme sözcüğü. Küçültme eki. Küçültme sözcüğü kullanılmış. Minnacık. Çok küçük.

Deluge : Büyük sel. Su baskını. Şiddetli yağmur. ...yağmuruna tutmak. Su basmak. Sel basmak. Sel. Yağmur. Yağmuruna tutmak. Akın.

Passel : Bir grup insan. İnsanların bir araya gelerek oluşturdukları topluluk. Büyük küme. Büyük yığın.

Pot : Pişirilmiş topraktan yapılmış vazo veya testi biçiminde 20-30 cm boy ve 10-12 cm ağız açıklığına sahip av aracı. Çömlek.

Minuscules : Küçük harfle el yazısı. Cüzi. Küçük harf. Çok küçük parça. Miniskül. Minüskül. Küçük harfle yazılı. Çok küçük.

Smallish : Ufacık. Ufakça. Küçükçe.

Chalets : Şale. Ahşap sayfiye evi. Köşk. Çoğunlukla geniş saçaklı. Bungalov. İsviçre dağ evi. Dağ evi. Küçük köşk. Ahşap yazlık. Ahşap ev veya bungalov.

Bittiest : Kısım kısım. Bölüm bölüm. Minicik. Parçalardan oluşan. Parçalı.

Ickle synonyms : quite a little, large indefinite amount, good deal, large indefinite quantity, great deal, dill pickle, sweet pickle, minute, inundation, baby, miniature, tinier, biddies, caper, biddy, minuter, teeny weeny, minor, sight, haymow, exiguous, bit, flood, littler, relish, wad, heap, little, dinkey, batch, torrent, raft, minuscule.

Ickle zıt anlamlı kelimeler, Ickle kelime anlamı

Unchangeable : Değiştirilemez. Değişmez.

Constant : Sabit. Sabit, değişmez. Daimi. Durgan. Dursayı. Sürekli. Kararlı. Sebatlı. Değişmez. Sabit şey.

Ickle ingilizce tanımı, definition of Ickle

Ickle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An icicle.