Iliacus türkçesi Iliacus nedir

  • Böğürle ilgili olan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kalça kası.
  • İlyakus.

Iliacus ingilizcede ne demek, Iliacus nerede nasıl kullanılır?

Iliac arter : Pektoral yüzgeçlere kan götüren arter. İlisyum. İliyak arter.

Iliac artery : Kalça iç atardamarı. İki atardamardan biri. Karnın alt tarafındaki atardamar.

Iliac passion : (tıp) ileus. Bağırsak tıkanması. Aşırı ağrı ve kusmaya neden olan bağırsak tıkanması.

Sacro iliac luxation : Sacrum ile os ilium arasındaki bağlantının ayrılması. Sakro-iliak çıkık.

Iliac : Kalça kemiğine ait. İliyak lenf bezleri. Kıvrımbağırsağa ait. İlyak. Kalça kemiğine ilişkin. Kalçaya ait. İnce bağırsaklara ait.

Haemophiliac : Hemofili hastası. Hemofil. Hemofilyak. Hemofili hastası kimse.

Crista iliaca : İlye kemiği ibiği. Krista ilyaka. Ala ossis ilii ile tuber sacrale arasında uzanan serbest ön kenar, krista ilyaka.

Fascia iliaca : Fasya ilyaka. Peritonla iç bel kasları arasında bulunan ak zar.

Haemophiliacs : Hemofili hastası. Hemofil. Hemofili hastası kimse. Hemofilyak.

Spina iliaca ventralis caudalis : Böğür kemiğinin yan köşesindeki arka dikensi çıkıntı. Spina iliaka ventralis kaudalis.

İngilizce Iliacus Türkçe anlamı, Iliacus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Iliacus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Abaksiyal.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karnın altı. Karın.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Iliacus synonyms : abdominal pain, abdominal fat necrosis, a c deformity, abamectin, abattoir, abdominal ovariectomy.