Immersed in thought türkçesi Immersed in thought nedir

  • Dalgın.
  • Derin düşüncelere dalmış.
  • Düşünceye dalmış.

Immersed in thought ingilizcede ne demek, Immersed in thought nerede nasıl kullanılır?

Immersed : Daldırılmış. Batırılmış. Dalmış. Batmış. Bulaşmış. Suya daldırılmış.

In : De. Halinde. Dahili. İç. İçeri. Mevsimi gelmiş. Çok moda olan. İçeri doğru yönelen. İçine. İktidardaki.

Thought : Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Sanı. Niyet. Fikir. Tasavvur. Kasıt. Düşünme. Özen. Kanı.

Immersed in thoughts : Fikirlere dalmış. Düşünceye dalmış. Derin düşüncelere dalmış. Düşüncelere dalmış. Dalgın.

Immersed in problems : Problemlerle dolu. Sorunlara dalmış. Her tarafı sorun.

Be lost in thought : Düşünceye dalmak. Dalmak. Dalgın olmak. Derin derin düşünmek. Düşünürken dalıp gitmek. Dalıp gitmek.

Deep in thought : Tüm dikkatini düşüncelerine vermiş. Derin düşünceye dalmış. Derin düşünce.

İngilizce Immersed in thought Türkçe anlamı, Immersed in thought eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immersed in thought ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Absented : Bulunmayan (kişi) (orada artık). Eksik. Namevcut. Gaip. Yoklamada bulunmayan. Devamsız. Bulunmayan. Bulunmamak. Yok (mevcut olmama).

Deep : Derin. Derinlik. Tok (ses). İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Aşırı. Karmaşık. Koyuluk. Deniz. Ciddi.

Immersed in thoughts : Düşüncelere dalmış. Fikirlere dalmış.

Absentminded : Kafası karışmış (aklını kaçırmış). Şaşırmış. Boş kafalı.

Deeper : Karışık. Pes. Şiddetli. Keskin. Anlaşılmaz. Esrarlı. Yürekten. Aşırı. Genişliğinde. Daha derin.

Lost : Değerlendirilmemiş. Kaçırılmış. Kendini kaybetmiş. Kaybedilmiş. Şaşırmış. Kaybolmuş. Yitirilmiş. Zayi. Boşa gitmiş. Kaybetmek.

Thoughtful : Dikkatli. Saygılı. Özenli. Anlayışlı. Nazik. Düşünceli. Derin derin düşünen. Başkalarını düşünen.

Musings : Düşüncelere dalmış. Derinlemesine düşünme. Derin düşünce. Kafa yorma. Derin düşünme.

Engrossed : Kaptırmış. Dalmış. Meşgul. Kendini vermiş.

Musing : Derinlemesine düşünme. Derin düşünme. Düşüncelere dalmış. Derin düşünce. Kafa yorma.

Immersed in thought synonyms : contemplative, deepest, consumed, distrait, broody, abstracted, absenting, bemused, absent, absents, absent minded, cogitative.