Deep in thought türkçesi Deep in thought nedir

  • Derin düşünceye dalmış.
  • Tüm dikkatini düşüncelerine vermiş.
  • Derin düşünce.

Deep in thought ile ilgili cümleler

English: Tom was deep in thought.
Turkish: Tom, derin düşünceye daldı.

English: Ali was staring out the window deep in thought.
Turkish: Ali derin düşünceye dalmış pencereden dışarıya bakıyordu.

English: Ali seems to be deep in thought.
Turkish: Ali derin düşünceye dalmış görünüyor.

English: The writer is deep in thought.
Turkish: Yazar derin düşüncedeydi.

English: Tom sat at his desk, deep in thought.
Turkish: Tom, derin düşüncelere dalmış, masasında oturuyordu.

Deep in thought ingilizcede ne demek, Deep in thought nerede nasıl kullanılır?

Deep : Karışık. Dip. Koyuluk. Yoğun. Ciddi. Deniz. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Dalgın. Derin.

In : Çok moda olan. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. Olarak. İçine. Mevsimi gelmiş. Tutulan. İçeriye. İktidardaki. İçeri.

Thought : Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Felsefe. Tasavvur. Düşünce. Görüş. Olay, durum ve nesneler üzerinde çözümleyici ve bireştirici işlemlerde bulunmaya olanak sağlayan kavrama ve açıklama yetisi. Fikir. İlgi. Düşünme. Düşünüş.

 

Deep in a book : Kitabı dikkatli bir şekilde okumak. Kitaba dalmak. Kitaba dalmak veya kapılmak.

Deep in the ground : Yüzeyden aşağı çok derinde. Derin toprak içinde.

Deep integration economic : İktisadi bütünleşme. İki ya da daha fazla ülkenin iktisadi, mali ve sosyal alanlarda ortak politika izlemeleri. krş. gümrük birliği, iktisadi birlik, parasal birlik, ortak pazar.

Dip deep into the future : Gelecekle ilgili olarak derinlemesine araştırmak.

Deep inside : Kalbinin derinliklerinde. Yüreğinde. İçinde.

Dip deep into the past : Geçmişe göz atmak. Maziye bakmak.

Deep integration : İktisadi bütünleşme. İki ya da daha fazla ülkenin iktisadi, mali ve sosyal alanlarda ortak politika izlemeleri. krş. gümrük birliği, iktisadi birlik, parasal birlik, ortak pazar.

İngilizce Deep in thought Türkçe anlamı, Deep in thought eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deep in thought ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Musings : Kafa yorma. Derin düşünme. Düşüncelere dalmış. Derinlemesine düşünme. Düşünceye dalmış.

Musing : Düşüncelere dalmış. Derinlemesine düşünme. Düşünceye dalmış. Kafa yorma. Derin düşünme.

Reflexions : Düşünme. Fikir. Aksetme. Ayıplama. Yansıma. Refleks. Etki. Yankı. Kusur bulma.

Reflexion : Yansıyan görüntü. Tefekkür. Fikir. Yansıma. Etki. Akis. Düşünme. Kusur bulma. İftira. Refleks.

Contemplations : Bekleme. Düşünceye dalma. Dikkatle seyretme. Temaşa. Seyretme. Düşünme. Niyet. Umma. Dikkatle izleme.

 

Reflection : Aksetme. Zihnin bir konuyla ilgili bilgileri karşılaştırarak, aralarındaki bağlantıları inceleyerek bir yargıya ya da karara varma etkinliği. zihinden geçirme ya da zihin yoluyla arayıp bulma. tasarlama, anımsama. Düşünce. Akis. Düşünme. Ayıplama. Yansıma. Bir ışınımın, içindeki tek renkli ışınların frekansları değişmeksizin, bir yüzeyden geri dönmesi.bk. geri yansıma. Tefekkür.

Reflections : Ayıplama. Yansıyan görüntü. Akis. Etki. Hayal. Yankı. Yansıma. Aksetme. Kusur bulma.

Contemplative : Düşünceli. Dini düşüncelere dalmış. Uzun uzun düşünmeyi seven. Düşünceye dalmış. Dalgın.

Contemplation : Beklenti. Bekleme. Dikkatle izleme. Dikkatle seyretme. Umma. Dalma. Niyet. Düşünme. Derin düşünme.