Immersed türkçesi Immersed nedir

  • Bulaşmış.
  • Batırılmış.
  • Batmış.
  • Suya daldırılmış.
  • Daldırılmış.
  • Dalmış.

Immersed ingilizcede ne demek, Immersed nerede nasıl kullanılır?

Immersed electrode furnace : Daldırılır elektrotlu fırın. Daldırma elektrotlu fırın.

Immersed in problems : Problemlerle dolu. Sorunlara dalmış. Her tarafı sorun.

Immersed in thought : Dalgın. Derin düşüncelere dalmış. Düşünceye dalmış.

Immersed in thoughts : Düşüncelere dalmış. Dalgın. Derin düşüncelere dalmış. Fikirlere dalmış. Düşünceye dalmış.

Immerse oneself in work : Tüm zamanını çalışarak geçirmek. Kendini işe batırmak. Kendini yoğun bir şekilde işe vermek. Kendini işe daldırmak.

Immersion controller : Duyarlı kısmı suya daldırılan denetim aygıtı. Daldırma denetici.

Immersible : Suya batırılabilir. Batırılabilir. Su altında çalışır. Suya daldırılabilir. Daldırılabilir.

Immersible apparatus : Suya daldırılabilir aygıt.

Immersion alkaline cleaning : Daldırmayla alkalili temizleme. Daldırmalı alkalili temizleme.

Immerses : Batırmak. Suya batırmak. Gömmek. İçine batırmak. Daldırmak. Suya daldırmak. Sokmak.

İngilizce Immersed Türkçe anlamı, Immersed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immersed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dipped : Göz atmak. Daldırmak. Alçalmak. Elini atmak. Batmak. Bayrağı yarıya indirmek. Dalmak. Batırmak. Aşırı eğik belkemiği olan. Banmak.

Submersed : Örtülü. Gizli. Sualtı. Suya batırılmış. Batık. Sualtında yetişen. Sualtındaki. Su altında yetişen.

Besmirched : Kirlenmiş. Kirletilmiş. Mahvedilmiş. İçine edilmiş.

Perforate : Delmek. Delik açmak. Nüfuz etmek. Bir dizi delik açmak. İçine işlemek. Delgi. Sıralı delik açmak. Delikli yapmak. İçinden geçmek. Delikli.

Bankrupt : Çökertmek. İflas. Batkın. Yükümlülüklerini yapmaya, borçlarını ödemeğe gücü olmayan ve bu nedenle batkınlıklarına karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler. İflas ettirmek. Mahvolmuş. Borcunu ödeyememiş. Müflis. Mahvetmek.

Vast : Uçsuz bucaksız. Büyüklük. Çok büyük. Geniş. Çok. Büyük boşluk. Pek çok. Hesapsız. Engin. Muazzam.

Dived : Dalış yapmak. Atlamak. Dalan. Pike yapmak. Dalmak. Azalmak. Gömülmek. Düşmek. Elini daldırmak.

Steep in : Bastırıp bekletmek (sıvıya). Dolu. -e batmak. Doymuş.

Steeped in : Dolu. Doymuş.

Immersed synonyms : sinked, smeared, brobdingnagian, big, absorbed, sank, contaminated, decadents, dunk, insolvent, souse, spaced out, infected, huge, submerse, wrapped, aground, large, mired, lost in, entangled, inundated, demersal, plunge, soak, sunken, intent, flaggy, sheathe, involved, dip, unsterile, decadent.

Immersed zıt anlamlı kelimeler, Immersed kelime anlamı

Small : Alçak. Sıradan. Küçük küçük. Önemsiz. Arka. Az. Ufak tefek. Ufacık. Fakir. Hafif.

Little : Az miktar. Hemen hemen hiç. Az miktarda. Kısa. Be.az miktarda. Ufak. Ufak şey. Genç. Değersiz. Az.

Immersed ingilizce tanımı, definition of Immersed

Immersed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Deeply plunged into anything, especially a fluid.