Dived türkçesi Dived nedir

Dived ile ilgili cümleler

English: She dived into the pool.
Turkish: O, havuza daldı.

English: Pat stripped off his clothes and dived in.
Turkish: Pat elbiselerini çıkardı ve içeri daldı

English: I dived into the river.
Turkish: Ben nehre daldım.

English: Bill dived into the river to save the drowning child.
Turkish: Bill boğulan çocuğu kurtarmak için nehre daldı.

English: He dived naked into the sea.
Turkish: Denize çıplak olarak daldı.

Dived ingilizcede ne demek, Dived nerede nasıl kullanılır?

Skydived : Paraşütle atlamak. Bir uçaktan atlayarak paraşütü açmadan önce akrobatik hareketler yapmak. Hava dalışı yapmak.

Dive bomber : Pike bombardıman uçağı. Bombardıman uçağı.

Dive flap : Pike flabı. Dalış flabı.

Dive headfirst : Balıklama dalmak. Balıklama atlamak.

Dive into : Pike yapmak. Dalmak.

Nose dive : Ani düşüş. Hızlı dalış. Sert düşüş (fiyatlarda veya değerde). Balıklama dalış. Pike. Yeryüzüne doğru hızlı atılma (uçak hakkında).

Dive : Dalmak. Azalmak. Suya dalmak. Atlamak. Pike yapmak. Suya atlamak. Elini daldırmak. Düşmek. Gömülmek. Dalış yapmak.

Skin dive : Tüpsüz suya dalmak. Aletsiz dalış. Serbest dalış. Şnorkel veya dalış ekipmanları tarafından sağlanan hava ile su altında yüzmek.

 

Go into a nose dive : Başaşağı gitmek. Baş aşağı gitmek.

Dive into the bushes : Çalılıklara dalmak.

İngilizce Dived Türkçe anlamı, Dived eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dived ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hopped : Oynamak. Hizmet vermek. Dans etmek. Hoplamak. Zıplamak. Şerbetçiotu yetiştirmek. Sıçramak. Sekmek. Şerbetçiotu toplamak.

Become smaller : Daha küçük hale gelmek. Ufalmak. Daha küçük olmak. Küçülmek.

Lost in : -e tamamen dalmış. Dalıp gitmiş.

Dip : Çökmek. Elini atmak. Batmak. Eğim. Azaltmak. Eğik bir katmanın yatay bir düzlemle yaptığı açının ölçüsü. Sahne prizi. Düşürmek. Eğim yapmak. Tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır.

Nightclub : Taverna. Gece klübü. Gece kulübü.

Hops : Sekmek. Zıplamak. Hizmet vermek. Dans etmek. Sıçramak. Hoplamak. Şerbetçiotu yetiştirmek. Şerbetçiotu. Oynamak.

Wrapped : Kendini kaptırmış. Sarılı. Bürünmüş. Sarma. Örtülü. Ambalajlı. Paket. Paketlenmiş.

Bounces : Sıçramak. Zıplatmak. Kovmak. Zıplamak. Sekmek. Sektirmek. İşten çıkarmak. Sepetlemek (argo terim). Girivermek.

Abates : Ceza indirimi yapmak. Yürürlükten kaldırmak. İndirmek. Geçmek. Çekilmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Hafifletmek. Hafiflemek. Azaltmak.

Jump : Havada takla. Sıçrayış. Sevişmek. Zıplama. Zonklamak. Eğlenceli olmak. Tullanmak. Sıçramak. Fırlamak.

Dived synonyms : night club, collapses, abate, be lost in thought, conk, collapse, be absorbed in, be buried, be on the wane, club, nightspot, doves, bounce, faraway, alleviates, be wraped up in, break into, crumble, power dive, engrossed, fall, decay, abandon oneself to, impaling, plunge, be on the decline, dipped, parachute, submersed, chute, wrapt, alleviate, impale.

 

Dived zıt anlamlı kelimeler, Dived kelime anlamı

Rise : Yukarı kalkmak. Doğmak (güneş). Doğmak. Görünmek. İyileşmek. Terfi etmek. Doğma eylemi. Kabarmak. Yükseliş. Yükseltmek.

Ascend : Tahta çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ağmak. Çıkmak. Çıkmak (tahta). Yükselmek. Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Tırmanmak. Artmak.

Permanent : Yerleşik. Temelli. Asil. Perma. Baki. Kalıcı. Daimi. Sabit. Permanant. Kalımlı.