Lost in türkçesi Lost in nedir

  • Dalıp gitmiş.
  • Dalmış.
  • -e tamamen dalmış.

Lost in ile ilgili cümleler

English: Ali was lost in thought.
Turkish: Ali düşüncelere daldı.

English: Have they received any reports of lives lost in the earthquake?
Turkish: Depremde kaybedilen hayatların raporlarını aldılar mı?

English: Ali is lost in the game.
Turkish: Ali oyunda kaybetti.

English: Ali got lost in Boston.
Turkish: Ali Boston'da kayboldu.

English: He got lost in the city.
Turkish: O şehirde kayboldu.

Lost in ingilizcede ne demek, Lost in nerede nasıl kullanılır?

Lost : Geçmiş. Kaçırılmış. Şaşırmış. Gaip. Yitirilmiş. Zayi. Boşa gitmiş. Kayıp. Değerlendirilmemiş. Kaybolmuş.

In : Gelmiş olan. İçeriye. İktidardaki. Halinde. Da. İçine. İçeri. İçeri doğru yönelen. Dahili. Tutulan.

Be lost in a reverie : Hayal alemine dalmak.

Be lost in thought : Dalmak. Dalıp gitmek. Derin derin düşünmek. Dalgın olmak. Düşünürken dalıp gitmek. Düşünceye dalmak.

Lost call : Yitik çağrı. Kayıp çağrı.

Lost cause : Kaybedilmiş dava. Ümitsiz dava. Ümitsiz vaka. Ümitsiz iş. Kaybedilmiş sayılan iş.

İngilizce Lost in Türkçe anlamı, Lost in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lost in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Faraway : Dalgın (bakış). Dalgın. Hayal aleminde. Uzak. Uzun. Uzaklara gitmiş. (bakış) dalgın.

Ruminant : Gevişgetiren (hayvan). Düşünceli. Gevişgetiren hayvan. Gevişgetiren memeli. Ruminant. Gevişgetiren. Mideleri dört bölmeden oluşan, selülozu sindirebilen, sığır, koyun, keçi, geyik, deve gibi hayvanlar, ruminant, gevişen. Dalgın. Geviş getiren.

Self absorbed : Dalgın. Bencil. Kendini düşünen.

Wrapped : Örtülü. Ambalajlı. Sarılı. Kendini kaptırmış. Bürünmüş. Sarma. Paketlenmiş. Paket.

Immersed : Suya daldırılmış. Daldırılmış. Bulaşmış. Batmış. Batırılmış.

Absorbed : Tüm dikkatini bir şeye vermiş. Mahsup edilmiş. Absorbe. Tüm dikkatini bir noktaya çevirmiş. Dikkatini vermiş. Belertilmiş. Soğurulmuş. Emilmiş.

Wrapt : Bürünmüş. Kendini vermiş.

Dived : Gömülmek. Dalan. Azalmak. Dalmak. Elini daldırmak. Düşmek. Dalış yapmak. Atlamak. Pike yapmak.

Submersed : Su altında yetişen. Sualtı. Sualtındaki. Gizli. Suya batırılmış. Sualtında yetişen. Batık. Örtülü.

Spaced out : Kendinden geçmiş. Sarhoş. Sarhoş (gibi). Dalgın. Uçmuş. Aralıklı.

Lost in synonyms : involved, engrossed, intent, consumed.