Steeped in türkçesi Steeped in nedir

Steeped in ingilizcede ne demek, Steeped in nerede nasıl kullanılır?

Steeped : Demlemek. Doyurmak. İçirmek. Suda bekletmek. Islatmak. Suya koymak.

In : İçeriye. Tutulan. De. Da. İktidardaki. Halinde. Dahili. Olarak. İçine. Çok moda olan.

A bargain is a bargain : Söz bir kere verilir. Anlaşma anlaşmadır.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

İngilizce Steeped in Türkçe anlamı, Steeped in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steeped in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Satiates : Bıktırmak. Tam doyuma ulaştırmak. Tatmin etmek. Tok. Doyurmak. Tıka basa yedirmek. Gına getirmek. Usandırmak.

Full : Doluluk. Öz. Çırpmak. Tam. Yıkayıp çektirmek. Komple. Tok. Yıkayıp büzmek.

Sank : Kafasına girmek. Düşürmek. Örtbas etmek. Hafiflemek. Durumu bozulmak. Çökmek. Yatırmak (sermaye). İnmek. Batmak. Düşmek.

Saturated : Koyu. Doymuş (yağ vb). Canlı (renk). Satüre edilmiş. Doymuş (yağ veya buhar). Doygun.

Decadent : Yozlaşmış. Çökmekte olan sanatçı. Çökmekte olan. Çürümüş. Dekadan. Yıkılmış. Gerileyen. Gözden düşen. Çökmüş.

Mired : Çamura batmış. Çamurlamak. Çamura batmak. Çamura batırmak. Gömülmüş. Kapılmış.

Bankrupt : Mahvetmek. Yükümlülüklerini yapmaya, borçlarını ödemeğe gücü olmayan ve bu nedenle batkınlıklarına karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler. Çökertmek. Batırmak. Mahvolmuş. İflas. İflas etmiş. Batkın.

Gorged : Atıştır. Patlamak üzere. Dolmuş. Tıka basa yemiş.

Replete : Patlamak üzere. Dopdolu. Tıka basa doymuş. Ağzına kadar dolu.

Belly up : Batmak. İflas etmek. Ölmüş. Ölmek. İflas etmiş. Nalları dikmek.

Steeped in synonyms : insolvent, imbrued, covered with, engaged, satiate, sinked, gratified, demersal, abundant, fraught with, fraught, immersed, crowded, abounding, a load of, filled, fraughting, brimful of, steep in, decadents, inundated, full bodied, crammed, aground, full stomach, fraughts, charged, submerged, satiated, ruined.