Replete türkçesi Replete nedir
Replete ile ilgili cümleler
English: History is replete with the stories of unappreciated genius.
Turkish: Tarih birçok bilinmeyen dâhinin hikayeleriyle doludur.
Replete ingilizcede ne demek, Replete nerede nasıl kullanılır?
Replete with : İle dopdolu. İle dolu.
Full to replete : Tıka basa dolu.
Repletion : Dolgunluk. Aşırı tokluk. Replesyon. Doyma. Kana kana. Doygunluk. Doluluk. Tokluk. Fazla dolu olma.
Eat to repletion : Açlığı giderilene kadar yemek. Doyuncaya kadar yemek. Doyasıya yemek. Karnı dolana kadar yemek.
Full to repletion : Tıka basa dolu.
Replenishment : Yerine koyma. İkmal. Yeniden doldurma. Tazeleme. Tekrar dolma. Tekrar doldurma. Yenileme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bütünleme ikmali. Bir açındırma aygıtında kullanılan açındırmacın yerine yenisini koyma.
Replenished : Doldurmak. Yeniden doldurmak. İkmal yapmak.
Replenisher : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tazeleyici. Tazelemede kullanılan açındırmaç eriyiği.
Replead : Yeniden layiha vermek. Tekrar cevap vermek.
Repleader : İkinci dava. Yeniden dava.
İngilizce Replete Türkçe anlamı, Replete eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Replete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
In the wind : Ortalıkta. Havada sezilen. Eli kulağında. Kafası dumanlı. Olmak üzere.
Imbrued : Islatmak. Doldurulmuş. Lekelenmiş. Emdirilmiş. Doyurulmuş. Dolmuş. Bulaştırmak. Boyamak.
Choke full : Tıka basa. Tıklım tıklım.
Saturated : Canlı (renk). Doymuş (yağ veya buhar). Koyu. Doymuş (yağ vb). Satüre edilmiş. Doygun.
Filled : Dolmuş. Dolgun. Dolu (içerik). Tok. Doldurulmuş.
Chock a block full with : Hıncahınç dolu. Tıka basa dolu.
Take : (fotoğraf) çekmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Avalanan hayvan miktarı. Kabul edilmek. Alıntı. Yazmak. Çekim. Kavramak. Alınan taş. (sınava) girmek.
Full stomach : Bir kimsenin yemek yedikten sonra hissettiği his. Tok karın. Sinir birikimi.
Have : Sahip olmak. Almak. Elinde bulunmak. Göz yummak. Buyurmak. Bulunmak. -si olmak. Yaptırmak. Zorunda olmak. Dolandırmak.
Replete synonyms : brimfull, abundant, engaged, abounding, brimming, nourished, steep in, a load of, brimful, satiate, crowded, fraughts, packed out, charged, brimful of, satiated, chockablock, gratified, full bodied, fraughting, topful, sate, full, topfull, gorged, chock full, crammed, full to the brim, abrim, fraught with, heaping, fill, chock a block.
Replete zıt anlamlı kelimeler, Replete kelime anlamı
Malnourished : Yanlış beslenmiş. Eksik beslenmiş.
Abstain : Uzak durmak. Çekinmek. Çekimser olmak. Perhiz etmek. Geri durmak. Sakınmak. Oy vermemek. Çekimser kalmak. İçki içmemek. Perhiz yapmak.
Replete ingilizce tanımı, definition of Replete
Replete kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fill completely, or to satiety. Charged. Full. Filled again. Completely filled. Abounding.

Bu kısımda Replete kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Replete ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Replete anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Replete ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.