Importunities türkçesi Importunities nedir

Importunities ingilizcede ne demek, Importunities nerede nasıl kullanılır?

Importunity : Arsızlık. Sıkıştırma. Tacizlik. Tedirgin etme. Sırnaşıklık. Başının etini yeme. Bıktırıcı ısrar. Usandırıcı ısrar.

Importuning : Sıkboğaz etmek. Can sıkmak. Başının etini yemek. Israrla istemek. Tutturmak.

İngilizce Importunities Türkçe anlamı, Importunities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Importunities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Effrontery : Hayasızlık. Küstahlık. Yüzsüzlük.

Compression : Basınç. Bastırma. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Basınçlandırma. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tazyik. Kompresyon basınç ölçümü. Basma. Kısaltma. Özetleme.

Firming : Yükselmeye başlamak. Gevrekleştirme. Sıkılaştırma. Pekişmek. Toprağı sıkıştırmak. Sıkılaştırıcı. Canlanmak (piyasa). Sertleştirme. Sağlamlaşmak.

 

Brashness : Acelecilik. Agresiflik. Düşüncesizlik. Cesaretlilik. Saldırganlık. Küstahlık. Şatafat.

Anamorphosis : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Anamorfoz. Gelişim döneminde bir şekilde başka bir şekle girmek (bitki bilimi). Şekilsiz resim. Şekilsiz resim (çarpık görünüm). Şekilsiz remim yaratma yöntemi.

Obtrusiveness : Zorla sokulma. Müdahalecilik. Yayılabilirlik. Sırnaşık olma niteliği.

Compaction : Kısaltma. Sıkıştırma işlemi. Sıkıştırılmış olma durumu. Derleyip toplama. Yoğunlaşma. Tıkızlaştırma. Kompaksiyon. Sıkıştırmak.

Impaction : İçine sağlam bir şekilde sıkıştırılmış olma durumu. Gömülü olma durumu. İmpaksiyon. Hıncahınç olma durumu. Nesne sıkışması. Gömülmüş olma. Anklavman. İyice sıkıştırılmış olma durumu. Sıkıştırmalı kaynaklama. Aşırı kalabalık durumu.

Constringency : Bastırma. Kasılma.

Compressing : Özet. Sıkıştırılıyor. Kısaltma. Sıkıştıran.

Importunities synonyms : importunity, horizontal compression, cheek, invasiveness, brazenness, compacting, hard pass, grilling, crust, sauciness, image compression, cheeking, effronteries, ana morphic compression, crimping, crusts, cheekiness, flippancies, compactions, compressions, audacity, audacities, brassiness, barefacedness, anamorphic process, encroaching vigor, flippancy.