Firming türkçesi Firming nedir

Firming ingilizcede ne demek, Firming nerede nasıl kullanılır?

Affirming : İddia etmek. Beyan etmek. İleri sürmek. Doğrulamak. Onaylamak. Söylemek. Bildirmek.

Confirming : Tasdiklemek. Kuvvetlendirmek. Onaylayan. Teyit edici. Doğrulamak. Tasdik etmek. Onaylama. Takviye etmek. Onaylamak. Kiliseye kabul etmek.

Confirming bank : Onaylayan banka. Mutabakat bildiren banka. Akreditifi teyit eden banka. Teyit eden banka. Teyit bankası. Satıcının çalıştığı banka.

Confirmingly : Onaylayarak.

Infirming : Güçsüz. Kuvvetsiz. Yatağa bağlı. Sakatlık. Zayıf. Sakat. Hastalıklı. Halsiz. Kararsız. Yatalak.

Infirmity : Kusur. Hastalık. Bedensel ve zihinsel güçsüzlük. Kararsızlık. Güçsüzlük. İllet. Halsizlik. Zaaf. Sakatlık.

Firm and abiding : Sabit. Sürekli. Stabil. Kolayca hareket ettirilemeyen. Kalıcı. Kolay hareket etmeyen. Dayanıklı.

Firm breasts : Çökmeyen gögüsler. Sıkı gögüsler. Pörsümemiş gögüsler.

Firm contract : Sağlam kontrat. Kesin sözleşme. Kati mukavele. Kolaylıkla bozulamayan kontrat. Bağlayıcı sözleşme. Kati sözleşme.

Firm base : Sağlam temeller. Katı temel.

 

İngilizce Firming Türkçe anlamı, Firming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anamorphosis : Anamorfoz. Şekilsiz remim yaratma yöntemi. Şekilsiz resim. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Şekilsiz resim (çarpık görünüm). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gelişim döneminde bir şekilde başka bir şekle girmek (bitki bilimi).

Anamorphic process : Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Afforce : Güçlendirmek. Desteklemek. Kuvvetlendirmek.

Resolution : Yasa tasarısı. Kararlılık. Metanet. Önerge. Ayırma duyarlılığı. Teklif. Bir kuvveti, istenileni doğrultularda etkiyen en az iki kuvvete ayırma. üstüste binmiş izge doruklarını ayırma. Ayırma gücü. Önerme. Karar.

Uncovering : Şapka çıkarmak. Sudan çıkma. Ortaya çıkarma. Örtüsünü açmak. Keşfetme. Deniz dibinin su üstüne yükselmesi. Ortaya çıkarmak. Açmak.

Truck farming : Bostancılık.

Entrench : Yerleştirmek. Metris yapmak. Sağlama almak. Siperlerle kuşatmak. Hendek kazmak. Siper kazmak. Sağlam bir şekilde yerleştirmek. Siper ile kuşatmak.

Aquiculture : Madensel sularda bitki yetiştirme usulü. Madensel sularda bitki yetiştirme. Su kültürü. Madensel sularda bitki yetiştirme yöntemi. Akikültür.

 

Dairying : İnekçilik. Mandıra işleten işletme. Sütçülük.

Cemented : Yapışık. Çimento ile kaplanmış. Betonlamak. Çimentolamak. Yapıştırmak. Çimento ile doldurulmuş. Güçlendirmek. Çimentolanmış.

Firming synonyms : tank farming, strip cropping, refutal, harvest time, tree farming, ossification, solidify, mixed farming, indurates, planting, indurations, compaction, disproof, consolidates, falsification, annealing, cultivation, compacting, tempering, indurate, become firm, image compression, horizontal compression, discovery, hardening, assure, animal husbandry, impaction, location, determination, corroborates, localisation, establish.

Firming zıt anlamlı kelimeler, Firming kelime anlamı

Punctuality : Dakiklik.

Late : Merhum. Eski. Son zamanlarda olan. Gecikmiş. Geç. Son. Rahmetli. Ölü. Tehirli. Müteveffa.

Lateness : Geç olma. Gecikme. Geç kalma. Tehir.

Firming antonyms : pastness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present, improper.