In cash türkçesi In cash nedir

  • Peşin olarak.
  • Likit halinde.
  • Nakit olarak.
  • Hazır para olarak.
  • Nakden.
  • Nakdi.
  • Peşin.

In cash ile ilgili cümleler

English: Ali bought gas and paid in cash.
Turkish: Ali benzin satın aldı ve peşin ödedi.

English: Are you going to pay in cash?
Turkish: Peşin mi ödeyeceksin?

English: Ali usually pays for everything in cash.
Turkish: Ali genellikle her şeyi nakit olarak öder.

English: Do you pay for it in cash or by check?
Turkish: Bunun için peşin mi yoksa çekle mi ödeme yapıyorsun?

English: Could I get a discount if I pay in cash?
Turkish: Nakit ödersem, indirimli alabilir miyim?

In cash ingilizcede ne demek, In cash nerede nasıl kullanılır?

In : Çok moda olan. Dahili. İçeri doğru yönelen. İçeri. Olarak. Halinde. Tutulan. İktidardaki. İç. Gelmiş olan.

Cash : Peşin. Nakit para. Para. Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para. Peşin ödeme. Bozdurmak (çek). Mal alınırken parasının ödenmesi. Bozmak. Peşin para. Ödenili.

Be in cash : Üzerinde parası olmak. Parası olmak.

Funds in cash : Nakit fon.

Pay in cash : Nakit ödeme yapmak.

Shortage in cash : Kasa sayışımına göre kasada bulunması gereken para ile bulunan para arasındaki eksiklik. Kasa açığı.

Payment in cash : Nakit olarak ödeme.

İngilizce In cash Türkçe anlamı, In cash eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak In cash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Earlier : Evvel. Sabık. Daha öncesinde. Daha evvel. Daha erken. Erken. Eski.

Beforehand : Önceden. Peşinen. Önce. Daha öncesinde. İlk önce. Baştan.

Cashes : Bozmak. Para. Peşin para. Bozdurmak. Peşin ödeme. Paraya çevirmek. Bozdurmak (çek). Nakit. Tahsil etmek.

In advance : Önden (ödeme). İşin başında. Önde. Önünde. Peşinen. Önceden. İleride peşin olarak. Zamanından önce.

Cash : Peşin ödeme. Peşin para. Tahsil etmek. Para. Bozdurmak (çek). Nakit. Paraya çevirmek. Ödenili. Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para.

Cash on the barrelhead : Parayı görelim. Önce para. Peşin (ödeme). Paranın ucunu görelim. Peşinat.

On the nail : Peşin para ile. Derhal. Bir an önce. Hemen. Söz konusu. Oracıkta.

In specie : Fiilen. Nakit.

Monetary : Mali. Para ile ilgili. Para. Parasal. Moneter. Paraya ait. Parayla ilgili.

For cash : Peşin para ile. Peşinen. Peşin para.

In cash synonyms : pecuniary, in anticipation, payable at sight, before.