In course of türkçesi In course of nedir

In course of ingilizcede ne demek, In course of nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. İçine. Gelmiş olan. Olarak. İçeri. Tutulan. Halinde. İçeri doğru yönelen. Çok moda olan. Mevsimi gelmiş.

Course : Sıralama. İzlenen yol. Koşu yeri. Pist. Köpekle kovalamak (av). Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Rota. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Köpeklerle kovalamak. Akmak.

Of : -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. -in. -den. -nın. Karşı. -li. İle ilgili. Hakkında. -nin.

In course of time : Zamanla. Zamanın akışı içinde.

Course of action : Davranış biçimi. Hareket şekli. Hareket hattı. Eylem planı. Hareket tarzı. Sevk ve idare tarzı. Belirli bir konuda amaca ulaşmak için yapılması gereken işler bütünü. Hareket biçimi. Yol haritası.

Course of study : Müfredat programı. Başlıca. Akademik dersler programı. Bir dizi derste verilen eğitim. Kolej veya üniversite öğrencisi tarafından seçilen ana konu.

Course of business : İşlerin seyri. İş faaliyetlerinin gidişatı.

Course of arrival : Varış rotası.

Course of flight : Uçuş rotası.

Course of disease : Hastalığın seyri.

 

İngilizce In course of Türkçe anlamı, In course of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In course of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In progress : İlerliyor. İşlem sürüyor. Sürmekte. Gelişmekte. İşleniyor. İlerlemekte. İlerleme halinde.

Even as : Ken bile. Ken dahi. İken. İken bile. (tam da) dığı sırada.

Whilst : Rağmen. İrken. Dığı halde. İken. Zaman. Süresince. Oysa.

In process of construction : İnşa halinde.

In the course of : Boyunca. Süresi boyunca. Esnasında. Seyrinde. Süresince.

Ongoing : Süregelen. Sürmekte olan. Devam eden. Süregiden. Süren. Süregelmekte olan. Sürekli. Var olan. Süregitmekte olan.

Pending : Esnasında. Yakın. Kadar. Askıda. Boyunca. Beklemede. -e kadar. Derdest. Asılı. Bir karara bağlanmamış.

In the making : Olmakta. Yapım aşamasında.

Whens : Zaman. -diği zaman. -ması gerektiği halde. -dığında -diğinde. -dığı zaman. -diği (gün). Ne vakit. Ne zaman.

When : Dığında. İken. Ne zaman. -dığında -diğinde. -ması gerektiği halde. -dığı zaman. Dığı sırada. Haçan. Ne vakit.

In course of synonyms : during, while.