In critical condition türkçesi In critical condition nedir

  • Kritik bir durumda.
  • Yaşamı tehlike altında bırakan bir şekilde.
  • Ciddi bir tıbbi durumda.
  • Ciddi bir durumda.
  • Hayati tehlike durumunda.

In critical condition ile ilgili cümleler

English: The patient is in critical condition.
Turkish: Hasta kritik durumda.

English: Michael Schumacher is in critical condition.
Turkish: Michael Schumacher kritik durumda.

English: He was in critical condition.
Turkish: O, kritik durumdaydı.

English: Ali is still in critical condition.
Turkish: Ali hâlâ kritik durumda.

English: Ali is in critical condition.
Turkish: Ali kritik durumda.

In critical condition ingilizcede ne demek, In critical condition nerede nasıl kullanılır?

In : De. İç. İçeriye. Halinde. Tutulan. İçine. İçeri doğru yönelen. İktidardaki. Da. Gelmiş olan.

Critical : Değerlendirme amacıyla yapılan. Eleştirici. Dönümcül. Kusur bulmak amacıyla söylenen. Titiz. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Ciddi. Hassas. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Nazik.

Condition : Şartlandırmak. Konum. Şarta bağlamak. Kondisyon. Kayıt. İyi bir kondisyona getirmek (oyuncuyu). Alıştırmak. Hal. Koşul. Bütünleme.

Be in critical condition : Ciddi bir durumda olmak. Kriz durumunda olmak. Çok kötü bir durumda olmak. Kritik durumda olmak.

 

İngilizce In critical condition Türkçe anlamı, In critical condition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In critical condition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In serious condition : Hayati tehlikesi bulunan bir şekilde. Hayatını tehlike altına sokan bir şekilde.