In form türkçesi In form nedir

In form ile ilgili cümleler

English: In former days, men sold themselves to the Devil to acquire magical powers. Nowadays they acquire those powers from science, and find themselves compelled to become devils.
Turkish: Geçmişte insanlar sihirli güçler kazanmak için kendilerini şeytana satarlardı. Şimdilerde bu güçleri bilimden kazanıyorlar ve kendilerini şeytanlaşmak zorunda buluyorlar.

In form ingilizcede ne demek, In form nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. Olarak. İç. Da. İçine. İçeriye. De. Tutulan. İktidardaki. Gelmiş olan.

Form : Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü. Şekil. Biçimlendirmek. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Parmak ekzostozları. Biçim. Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Şekillenmek. Kurmak. Davayı gören yargılık.

State variable consistency in forms : Formlarda durum değişkeni tutarlılığı.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor bir durumda. Zor durumda. Zor bir halde.

In a bad light : Negatif bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta. Kötü bir yolla.

 

In a bad mood : Aksiliği üstünde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Kötü bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üzerinde.

İngilizce In form Türkçe anlamı, In form eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In form ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In good shape : İyi durumda.

Formally : Biçimsel olarak. Resmen. Resmi olarak. Usulen.

Fit : Girmek. Uymak. Denk gelmek. Sağlıklı. Yetenekli. Layık. Yakıştırmak. Zinde. Uydurmak.

In appearance : Görünürde. Görünen o ki. Görünüşe bakılırsa. Görünüşe göre. Görünüşte.

Fittest : Yetenekli. Sağlıklı. Uygun. Yerinde. Yeterli. Layık. En uygun. Zinde.

At concert pitch : En üstün düzeyde.