In motion türkçesi In motion nedir

In motion ile ilgili cümleler

English: Don't get off while the vehicle is in motion.
Turkish: Araç hareket halindeyken inme.

English: Never open the door of a car that is in motion.
Turkish: Hareket halindeyken arabanın kapısını asla açma.

English: Our planet, Earth, is always in motion.
Turkish: Gezegenimiz, Dünya, her zaman hareket halindedir.

English: Passengers shall not converse with the driver while the bus is in motion.
Turkish: Otobüs hareket halindeyken yolcular şoförle konuşmamalıdır.

In motion ingilizcede ne demek, In motion nerede nasıl kullanılır?

In : Halinde. İçeri. İçeri doğru yönelen. İçeriye. İçine. Olarak. Mevsimi gelmiş. İçinde. Da. İktidardaki.

Motion : Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. İşleme. Yer değiştirme. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. İşaret. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Hareket ettirmek. Nesnenin, tüm ya da kimi noktalarının zamana bağlı olarak yer değiştirmesi olayı.

 

Drive in motion picture theater : Arabayla girilen ve arabada oturularak film izlenen açık alan sinema salonu.

Set every spring in motion : Birşeyi harekete geçirmek. Birşeyi işler hale getirmek. Devam eder hale getirmek.

Set in motion : Harekete geçirmek. Etkin hale getirmek. Hareketlendirmek.

Set the wheels in motion : Başlatmak. Harekete geçirmek. Önayak olmak. Baş çekmek.

Set the wheels in motions : Harekete geçirmek. Baş çekmek. Başlatmak. Önayak olmak.

İngilizce In motion Türkçe anlamı, In motion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In motion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breeziest : Teklifsiz. Canlı. Havadar. Esintili. Cıvıl cıvıl. Umursamaz. Neşeli. Şen. Havalı.

Animated : Hayat dolu. Neşeli. Canlandırılmış. Canlandırılan. Canlı. Animasyonlu. Anime edilmiş.

Under weigh : Yolda.

Breezy : Havalı. Meltemli. Canlı. Neşeli. Havadar. Umursamaz. Teklifsiz. Cıvıl cıvıl. Esintili.

Astir : Uyanık. Heyecan içinde. Uyanmış. Heyecanlı. Harekette. Ayakta. Kalkmış.

Brisker : Canlandırmak. Sert (hava). İstenilen hızda hareket eden. Canlanmak. Çevik. Sertçe esen (rüzgar). Hareketlendirmek. Faal. Enerjik.

Under way : Yolda. Seyir halinde olan. Birazdan geliyor. Sefer halinde.

On the go : Sürekli meşgul. Faal. Gittikçe. İş başında. Faaliyette. Sürekli dolu. Harekette. Gittikçe kötüleşmekte. Koşturmaca içinde.

Abuzz : Vızıltayla dolmak. Uğultulu bir ses çıkartmak. Vızıltı çıkarmak. Enerjik. Uğultulu bir şekilde ses çıkarmak. Uğultulu.

On the move : Seyahat halinde. İlerlemekte. Seyyar.

In motion synonyms : buoyant, agile, brisked, briskest, on the wing, brisks, brisking, agoing, traveling, in action, alive, alive and well, breezier, active, brisk, on the march.