Under way türkçesi Under way nedir

  • Birazdan geliyor.
  • Yolda.
  • Seyir halinde olan.
  • Hareket halinde.
  • Sefer halinde.

Under way ile ilgili cümleler

English: Preparations for the ceremony are under way.
Turkish: Merasim hazırlıkları yolda.

English: The investigation is under way.
Turkish: Araştırma devam ediyor.

English: I'd like to get under way as soon as possible.
Turkish: En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.

Under way ingilizcede ne demek, Under way nerede nasıl kullanılır?

Under : -in yönetiminde. -in altında. Döneminde. -den eksik. Etkisi altında. Bağlı. Halinde. Altına. Altta. Daha küçük.

Way : Civar. Yöntem. Taraf. Başarmak. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Usul. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Uzakta. Mesafe. İş alanı.

Be under way : Seyir halinde olmak. Yola çıkmak. Hareket halinde olmak. Yolda olmak.

Get under way : Yola çıkmak. Demir almak. Yelken açmak. Başlamak.

Under a ban : Yasak. Yasaklı. Yasaklanmış.

Under a cloud : Adı çıkmış. Gözden düşmüş. Şüphede. Kuşku altında. Dertli. Şüpheli. Şüphe altında. Kuşkulu.

İngilizce Under way Türkçe anlamı, Under way eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Under way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

En route : Yolunda. Gitmekte.

On the road : Turda. Seyahatte. Turnede.

Enroute : Yol boyunca. Yolu üzerinde giderken.

In motion : Hareketli. Devinim halinde.

In action : Savaş halinde. Eylem halinde. Bir çeşit operasyonun ortasında. Faaliyet halinde. Muharebe halinde.

Agoing : Evvel. Giden. Gitmeye hazır. Önce. Gitmek üzere. Gitme halinde.

Traveling : İlerleme. Seyahat etme. Seyyar. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. Gezici. Seyahat etmek. Kaydırma. Yolculuk. Yolculuk yapma.

In transit : Geçiş halinde. Transit halinde. Nakledilmekte. Nakil halinde. Transit olarak. Transit.

On the wing : Uçmakta. Hızla yürümekte. Uçan. Uçarken. Gitmek üzere. Uçmakta olan.

Under way synonyms : under weigh, on the march, on the move, astir, on the go, on its way.