On the road türkçesi On the road nedir

  • Seyahatte.
  • Yolda.
  • Turnede.
  • Turda.

On the road ile ilgili cümleler

English: Ali discovered that life on the road wasn't as easy as he thought it would be.
Turkish: Ali yoldaki hayatın olacağını düşündüğü kadar kolay olmadığını keşfetti.

English: Ali found out that life on the road wasn't as easy as he thought it would be.
Turkish: Ali yoldaki hayatın olacağını düşündüğü kadar kolay olmadığını öğrendi.

English: I didn't recognize Tom when I passed him on the road today.
Turkish: Bugün yolda onu geçerken Tom'u tanımadım.

English: A day on the road is good for you.
Turkish: Yol üzerinde bir gün senin için iyidir.

English: Ali told me he was going to be on the road until next Monday.
Turkish: Ali bana gelecek pazartesiye kadar yolda olacağını söyledi.

On the road ingilizcede ne demek, On the road nerede nasıl kullanılır?

On : Açık. İle. Yanmak. De. Yönünde. Üstünde. Çakırkeyif. Makbul. Olmakta olan.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Road : Demirleyecek yer. Maden geçidi. Uyulan tarz. Dış liman. Uyulan sistem. Karayolu. Şose. Cadde. Kara yolu. Demirleme yeri.

 

Be on the road : Seyahatte olmak. Tur halinde olmak. Seyahat halinde olmak. Yola çıkmış olmak. Yolda olmak. Yolculuk halinde olmak. Seyahat etmek.

Get the show on the road : İşe koyulmak. Başlatmak. Koyulmak. (argo terim) başlamak. Bir şeye başlamak veya bir şeyi başlatmak. İşleri başlatmak.

On the breadline : Çok yoksul.

On the chance : - olması durumunda. Eğer şans eseri olursa. Ümidiyle. Şansa tafih. Olur da.

On the beam : Doğru yönde. Doğru yolda. Tam. Doğru. Doğru fikirli.

On the average : Normal oranda. Orta miktarda. Ortalama olarak.

Take it on the road : Yanınızda taşıyın.

İngilizce On the road Türkçe anlamı, On the road eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the road ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In transit : Transit olarak. Nakledilmekte. Transit halinde. Geçiş halinde. Transit. Nakil halinde.

Tournedos : Dilimlenmiş kuzu böğrü. Biftek.

Under weigh : Hareket halinde.

En route : Yolunda. Gitmekte.

Childing : Yavru. Ürün. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Tıfıl. Çocuk. Soy bakımından oğul veya kız. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Bala. Evlat.

Under way : Birazdan geliyor. Sefer halinde. Hareket halinde. Seyir halinde olan.

Child : Toy. Evlat. Küçük. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Ürün. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Velet. Deneyimsiz.

Enroute : Yolu üzerinde giderken. Yol boyunca.

On its way : Yakında gelecek.