Be on the road türkçesi Be on the road nedir
- Seyahat halinde olmak.
- Yola çıkmış olmak.
- Yolculuk halinde olmak.
- Tur halinde olmak.
- Seyahat etmek.
- Seyahatte olmak.
- Yolda olmak.
Be on the road ile ilgili cümleler
English: Ali told me he was going to be on the road until next Monday.
Turkish: Ali bana gelecek pazartesiye kadar yolda olacağını söyledi.
Be on the road ingilizcede ne demek, Be on the road nerede nasıl kullanılır?
Be : Berylliumb (berilyum). Bulunmak. -dı. -di. Durmak. Mal olmak. Anlamına gelmek. Kalmak. -dir. Olmak.
On : Civarında. Yanmak. Hazır. Çakırkeyif. Açık. De. Yönünde. Üzerinde. Devrede.
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Road : Şose. Demirleyecek yer. Uyulan sistem. Kara yolu. Uyulan ilke. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer. Demiryolu (amerikan ingilizcesi). Yol. Maden geçidi. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
Be on the air : Yayında olmak. Radyodan seslenmek.
Be on the bench : Hakimlik yapmak. Yargıçlık yapmak.
Be on the board : Yönetim kurulunda olmak.
Be on the ball : Uyanık olmak. Çabuk anlamak veya kavramak. İşi bilmek. Olup bitenleri bilmek. Neyin ne olduğunu bilmek. Dikkatli olmak. İşini iyi bilmek. Dikkatli veya uyanık veya açıkgöz veya canlı olmak.
Be on the alert : Teyakkuz etmek. Gözünü dört açmak. Tetikte olmak. Uyanık olmak. Alesta beklemek. Tetikte beklemek.
İngilizce Be on the road Türkçe anlamı, Be on the road eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Be on the road ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Journeys : Geziye çıkmak. Seyahatler.
Make a journey : Yolculuk yapmak. Seyahate çıkmak.
Travel : Gezi. Yol almak. Yolculuk etmek. Gitmek. Kaçmak. Seyahat. Gezmek. Dolaşmak. Gazlamak.
Be under way : Yola çıkmak. Seyir halinde olmak. Hareket halinde olmak.
Journeyed : Gezinti yeri. Geziye çıkmak. Yolculuk yapmak. Mesafe. Sefer. Yolculuk etmek. Yolculuk. Seyahat.
Excurse : Bir uçtan bir uca seyahat etmek. Bir ucundan girip diğer ucundan çıkmak. Arasından geçmek. Başından geçmek. İçinden geçmek.
Get about : Gezinmek. Yayılmak (haber veya söylenti). Yürümek. Gezmek. Gidip gelmek. Dolaşmak. İyileşip ayağa kalkmak. Yayılmak (söylenti). Oraya buraya gidip gelmek. Duyum almak.
Commutes : Hafifletmek. Hafifletmek (cezayı). Değiş-tokuş etmek. Ev ile iş arasında gidip gelmek. Değiştirmek. Değiş tokuş etmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Takas etmek. Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek.
Take a trip : Seyahate gitmek. Yolculuk etmek. Uyuşturucu madde kullanmak. Seyahate çıkmak.
Take a ride : Gezintiye çıkmak. Dolaşmaya çıkmak. Yolculuk yapmak. Gezmeye gitmek. Atla gezintiye çıkmak.
Be on the road synonyms : go places, have a trip, journey, peregrinate, commute, journeying.

Bu kısımda Be on the road kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Be on the road ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Be on the road anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Be on the road ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.