Make a journey türkçesi Make a journey nedir

Make a journey ingilizcede ne demek, Make a journey nerede nasıl kullanılır?

Make : -e neden olmak. Düzeltmek. Biçim. Yapı. Kazanç. Verim. Yapmak. Eylemek. Marka. Erişmek.

A : (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. Bir. En yüksek not. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Pek iyi.

Journey : Sefer. Seyahat. Mesafe. Yolculuk yapmak. Yolculuk etmek. Yolculuk. Gezinti yeri. Seyahat etmek. Geziye çıkmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmak (pazarlık). Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak. Anlaşmaya varmak. Anlaşmak.

Make a bolt : Tüymek. Kaçmak. Kirişi kırmak.

Make a bid : Pey sürmek. Teklif geçmek. Çaba harcamak. Teklif götürmek.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a big stink : Olay çıkarmak. Kıyameti koparmak.

Make a big haul : Parayı bulmak. Malı götürmek. Parayı indirmek. Parayı götürmek. Haksız kazanç sağlamak. Vurgun yapmak.

İngilizce Make a journey Türkçe anlamı, Make a journey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a journey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go places : Mesleğinde ilerlemek. Hayatta ilerlemek. Dünyayı dolaşmak. Başarmak (argo terim). Bahtı açık olmak. Dünyayı gezmek. Başarılı olmak.

 

Get about : Yürümek. Gidip gelmek. Yayılmak (söylenti). Oradan oraya gidip gelmek. Gezinmek. Gezmek. Oradan oraya koşuşturmak. Dolaşmak. İyileşip ayağa kalkmak.

Excurse : Bir ucundan girip diğer ucundan çıkmak. Arasından geçmek. Başından geçmek. Bir uçtan bir uca seyahat etmek. İçinden geçmek.

Get over : Geçmek (bir hastalık). Taşmak. Üstesinden gelmek. Kurtulmak. Hazmetmek. Aşmak. Geçirmek (hastalık). İyileşmek. Atlatmak.

Set out : Açıklamak. Dikmek. Girişmek. Sergilemek. Koyulmak. Başlamak. Ekmek. Yola çıkmak. Gözler önüne sermek. Göstermek.

Journeyed : Gezinti yeri. Yolculuk etmek. Yolculuk. Geziye çıkmak. Sefer. Seyahat. Mesafe.

Take a journey : Yolculuk etmek.

Take a ride : Gezintiye çıkmak. Atla gezintiye çıkmak. Dolaşmaya çıkmak. Gezmeye gitmek.

Take a trip : Uyuşturucu madde kullanmak. Yolculuk etmek. Seyahate gitmek.

Journeys : Geziye çıkmak. Seyahatler.

Make a journey synonyms : journeying, peregrinate, travel, have a trip, commutes, be on the road, commute, journey, junketing, set forth on a journey.