Take a trip türkçesi Take a trip nedir

  • Seyahate gitmek.
  • Seyahate çıkmak.
  • Seyahat etmek.
  • Yolculuk etmek.
  • Uyuşturucu madde kullanmak.

Take a trip ile ilgili cümleler

English: Jim is about to take a trip to southeast Asia.
Turkish: Jim güneydoğu Asya gezisine çıkmak üzere.

English: I've decided to quit my job and take a trip around the world.
Turkish: İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.

English: I'll take a trip to Kyoto next month.
Turkish: Gelecek ay Kyoto'ya bir seyahat yapacağım.

English: Let's take a trip to Australia.
Turkish: Avustralya'ya bir yolculuğa çıkalım.

English: I'm going to take a trip to Boston.
Turkish: Boston'a tatile çıkacağım.

Take a trip ingilizcede ne demek, Take a trip nerede nasıl kullanılır?

Take : Çekim. Tutuş. Yakalamak. Çevirmek. Hasat. Kabul etme (vücut). (fotoğraf) çekmek. Alıntı. Alınan taş. Avalanan hayvan miktarı.

A : En yüksek not. Herhangi bir. Miktar belirtir. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Pek iyi. Amperin simgesi. La (müzik terimi). Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Trip : Çelme takmak. Tribe girmek. Sürçmek. Sıçramak. Belli bir başlangıç noktasından varış yerine değin tek bir taşıtla gidilmesini içeren insan devinimi. Hata yapmak. Tökezlemek. Çelmek. Ayağı takılmak. Yanılmak.

 

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Arka planda kalmak. Önemini yitirmek. Geri planda yer almak. Arka planda yer almak. Kenara çekilmek. Bir kenara çekilmek. Ön plana çıkmamak. Köşesine çekilmek. Geri plana çekilmek.

Take a bite : Bir ısırık al.

Take a bathroom : Banyo yapmak. Yıkanmak.

Take a beating : Bozguna uğramak. Yenilmek. Çok para kaybetmek. Dayak yemek. Fark yemek.

Take a bath : Zarar etmek. Duş almak. Banyo yapmak. Banyo almak. Yıkanmak. Çok para kaybetmek.

Take a bow : Teşekkürleri kabul etmek. Tiyatro'da eğilerek selam vermek. Alkışları kabul etmek.

İngilizce Take a trip Türkçe anlamı, Take a trip eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a trip ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make a journey : Yolculuk yapmak.

Ride in : Gitmek.

Journeyed : Gezinti yeri. Sefer. Yolculuk. Geziye çıkmak. Yolculuk yapmak. Mesafe. Seyahat.

Travel : Dolaşmak. Yol almak. Kaçmak. Seyahat. İşlemek. Topuklamak. Yolculuk yapmak. Gitmek.

Commute : Hafifletmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Hafifletmek (cezayı). Takas etmek. İki işlerin çarpımındaki çarpan sırasını değiştirme. Değiştirmek. Ev ile iş arasında gidip gelmek. Çevirmek. Değiş-tokuş etmek. Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek.

Journeys : Geziye çıkmak. Seyahatler.

Traffic : Tecim alışverişleri. Ticaret. (yasadışı) ticaret yapmak. Gidiş geliş. Dolaşım. Trafik. Değiş tokuş etmek. Karanlık işler yapmak. Ticareti yapmak.

Excurse : Arasından geçmek. Bir ucundan girip diğer ucundan çıkmak. İçinden geçmek. Başından geçmek. Bir uçtan bir uca seyahat etmek.

Peregrinate : Dolaşmak. Gezmek. Katetmek. Aşmak.

Take a trip synonyms : travel by, go places, take a journey, travel along with, get about, commutes, set out, journeying, make a voyage, itinerate, fare, set forth on a journey, fared, journey, be on the road, traffics, take a ride, trafficked, have a trip.