Commute türkçesi Commute nedir
- Takas etmek.
- Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek.
- Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
- Değiştirmek.
- Hafifletmek (cezayı).
- Seyahat etmek.
- Değiş tokuş etmek.
- Hafifletmek.
- Ev ile iş arasında gidip gelmek.
- Öndeleme.
- Evle iş arasını trenle gidip gelmek.
- Değiş-tokuş etmek.
- İki işlerin çarpımındaki çarpan sırasını değiştirme.
- Çevirmek.
Commute ile ilgili cümleler
English: Ali commutes to school by train.
Turkish: Ali okula trenle gidip geliyor.
English: Ali commutes by train.
Turkish: Ali trenle gidip gelir.
English: I have to commute all the way from a distant suburb.
Turkish: Ben uzak bir banliyöden bütün yolu seyahat etmek zorundayım.
English: Ali commutes to school by bicycle.
Turkish: Ali okula bisikletle gider.
English: Do you commute to school by bus?
Turkish: Okula her gün otobüsle mi gider gelirsin?
Commute ingilizcede ne demek, Commute nerede nasıl kullanılır?
Commuted : Değiş tokuş etmek. Değiştirmek. Hafifletmek. Takas etmek. Çevirmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek.
Commuter : Abonman sahibi. Gezici. Banliyödeki evi ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelen kimse. Uzerişen. Abone bileti kullanan. Yörekentte oturan ve kentin sunabildiği taşıma olanaklarından yararlanarak ya da kendi taşınım olanaklarıyla her gün çalışmak üzere kente gidip gelen kimse. Akım çevirici. Banliyöde yaşayan kimse. Her gün işe trenle gidip gelen kimse. Her gün işe gidip dönen kimse.
Commuter belt : Banliyö bölgesi.
Commuter tax : Taşıma vergisi. Yurt dışına seyahat vergisi. Yolculuk etme vergisi.
Commuter train : Banliyö treni.
Commutability : Değiştirilebilirlik. Değiştirilmesi mümkün.
Commutes : Değiştirmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Değiş-tokuş etmek. Hafifletmek (cezayı). Ev ile iş arasında gidip gelmek. Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek. Hafifletmek. Değiş tokuş etmek. Seyahat etmek. Çevirmek.
Commutating zone : Komütasyon bölgesi.
Commutable : Değiştirilebilir. Dönüştürülebilir. Hafifletilebilir. Değiştirilebilir (elektrik akımı). Hafifletilebilir (ceza).
Commutate : Yönünü değiştirmek. Çevirmek. Düz akıma çevirmek. Yönünü değiştirmek (elektrik akımı). Değiştirmek.
İngilizce Commute Türkçe anlamı, Commute eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Commute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alleviated : Teskin etmek. Bastırmak. Azaltmak. Teskin edilmiş. Yatıştırmak. Dindirmek.
Bargained : Teklif (pol.). Karşılık (pol.). Anlaşmak. Pazarlık etmek.
Barter : Değişmek. Mübadele etmek. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi. Değiş tokuş yapmak. Takas. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Trampa etmek.
Excambion : Mübadele etmek. Değiş tokuş. Trampa etmek.
Change to : Değiştir. Yeni değer. Geçmek. Yeni sözcük. Yeni veri. Olarak değiştirmek. Neye değiştirilecek.
Dickering : Pazarlık etmek. Kararsız davranmak. Pazarlıkta uzlaşma.
Journeys : Seyahatler. Geziye çıkmak.
Annuller : İptal etmek. Sözleşme vb'ni bozmak. Bozmak. Fesh etmek. Hükümsüz kılmak. İlga etmek. Feshetmek. İptal eden kimse. Fesheden kimse.
Commute synonyms : change by reversal, altern, commuted, excamb, annuls, reverse, besieges, assuaging, counterchange, annul, alleviating, alter, dickered, appease, peregrinate, journeying, assuage, represent, allayed, averted, alleviates, alternate, begird, annulling, turn, alternates, alternated, assembles, be on the road, abates, assuages, dicker, avert.
Commute zıt anlamlı kelimeler, Commute kelime anlamı
Stay : Geçiştirmek. ...olarak kalmak. Bastırmak. Ertelemek. Germek. İkamet etmek. Önlemek. Durmak. Erteleme. Bastırmak (açlığı).
Live in : Birlikte yaşamak (evli olmadan). İşyerinde oturmayı gerektiren (iş). Yatılı çalışmak. Yatılı. İşyerinde oturan. Dost hayatı yaşamak.
Commute ingilizce tanımı, definition of Commute
Commute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exchange. To commute tithes. To effect a commutation. To put or substitute something else in place of, as a smaller penalty, obligation, or payment, for a greater, or a single thing for an aggregate. Hence, to lessen. To obtain or bargain for exemption or substitution. As, to commute a sentence of death to one of imprisonment for life. To commute charges for fares. To diminish.

Bu kısımda Commute kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Commute ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Commute anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Commute ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.