Change to türkçesi Change to nedir

  • Değiştir.
  • Yeni değer.
  • Yeni veri.
  • Neye değiştirilecek.
  • Olarak değiştirmek.
  • Çevirmek.
  • Yeni sözcük.
  • Geçmek.

Change to ile ilgili cümleler

English: Tom didn't have enough change to buy a drink from the vending machine.
Turkish: Tom'un otomattan bir içecek satın almak için yeterli bozuk parası yoktu.

English: After three years of trying to change Tom, Mary realised that he was never going to change.
Turkish: Tom'u değiştirmeye çalışmakla geçen üç yıldan sonra, Mary onun asla değişmeyeceğini fark etti.

English: I hope things don't change too much.
Turkish: Umarım vaziyet çok değişmez.

English: You need to have exact change to pay the toll of the expressway.
Turkish: Otoban geçiş ücretini ödemen için tam değişime sahip olmalısın.

English: I think you'll be able to change Tom's mind.
Turkish: Sanırım Tom'un fikrini değiştirebileceksin.

Change to ingilizcede ne demek, Change to nerede nasıl kullanılır?

Change : Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değişim. Değişikliğe gitmek. Tebdil etmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Değiş tokuş etmek. Bozdurmak. Değiştirmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Bozmak.

 

To : Ya. Ye. Kadar. -e göre. Oranla. İle. Karşı. -mek -mak (mastar). E. Arasında.

Change to the parent directory : Ana dizine geçmek.

Change access rights : Erişim haklarını değiştir.

Change again : İkinci kez borç yazma. Yeniden borçlandırma.

Change all : Tümünü değiştir.

İngilizce Change to Türkçe anlamı, Change to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Change to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Averting : Bertaraf etme. Gidermek. Başka tarafa çevirmek. Önlemek.

Abates : Yatıştırmak. Azalmak. Hafiflemek. Eksilmek. Çekilmek. Dinmek. Azaltmak. Hafifletmek. İndirmek.

Assemble : Birleştirmek. Toplamak. Toplantı yapmak. Monte etmek. Birleşmek. Takmak. Toplanmak. Parçaları birleştirmek. Düzenlemek. Montaj yapmak.

Neologisms : Bazı ruhsal sorunlardan ötürü yeni kelimeler uydurma. Yeni sözcükler uydurma. Yeni kelimeler bulma. İlahiyatta veya dini düşünüşte yenilik. Yeni sözcükler. Yenilikçilik. Yeni terim. Yeni kelime ifade veya kullanım. Yeni kelimeler kullanma. Yeni kelime.

Coinage : Yeni söz uydurma. Para basma. Madeni para basma. Madeni para sistemi. Ufaklık. Uydurma (sözcük ya da deyim). Uydurma sözcük ya da deyim. Para sistemi. Madeni para.

Best : En. Yenmek. En iyi şekilde. En iyi. En çok. Alt etmek. Birinci sınıf. Hakkından gelmek. Baskın çıkmak. En iyisi.

Be current : (para vb) geçerli olmak.

Avert : Başka tarafa çevirmek. Önüne geçmek. Meydan vermemek. Defetmek. Bertaraf etmek. Başka yöne çevirmek. Olmasını önlemek. Menetmek. Önlemek.

Abate : Dindirmek. Dinmek. Hafiflemek. Azalmak. Yatıştırmak. Hafifletmek. Eksilmek. Çekilmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). İndirmek.

 

Beat : Çarpma. Vurma sesi. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Çırpmak. Vuruş. Volta vurmak. Çırpma. Pataklamak. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır.

Change to synonyms : besiege, beats, blow over, annuller, besieges, replace with, new data, bettering, bend, betters, change over, be over, better, annul, be valid, bests, annulling, be transmitted, be mentioned, averted, besting, assembles, annuls, neoterism, begird, averts, neologism, coinages.