Make a bid türkçesi Make a bid nedir

  • Pey sürmek.
  • Teklif geçmek.
  • Çaba harcamak.
  • Teklif götürmek.

Make a bid ingilizcede ne demek, Make a bid nerede nasıl kullanılır?

Make : Zorlamak. Hazırlamak. Meydana getirmek. Çeşit. Erişmek. Hesap etmek. -e neden olmak. Düdüklemek. Olmak. Yapmak.

A : En yüksek not. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. Amperin simgesi. Argonun simgesi. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Bid : Briç deklarasyon yapmak. Deklarasyon. Davet. Fiyat vermek. Girişim. Herhangi bir iktisadi mal ve hizmeti satın almak için önerilen bedel. Pey sürmek. Teklif etmek. Fiyat teklifi.

Make a bid for : Elde etmeye çalışmak. Çaba harcamak. (bir şeyi) kazanmaya çalışmak. Teşebbüste bulunmak. Kazanmak için girişimde bulunmak. Kazanmaya çalışmak. Uğraş vermek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a blunder : Baltayı taşa vurmak. Falso yapmak. Nane yemek. Gaf yapmak. Pot kırmak.

Make a bolt for : Fırlamak. Tabanları yağlamak. Tüymek. Fırlayıp bir yere doğru koşmak. Kaçmak.

Make a big haul : Haksız kazanç sağlamak. Malı götürmek. Parayı indirmek. Vurgun yapmak. Parayı götürmek. Parayı bulmak.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a bolt : Kaçmak. Tüymek. Kirişi kırmak.

İngilizce Make a bid Türkçe anlamı, Make a bid eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Make a bid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endeavouring : Uğraşmak. Çalışma. Çabalamak. Yapmaya çalışma. Çaba gösterme. Gayret etme. Çalışmak. Gayret etmek. Emek harcama.

Labor : (taşıt) yavaş yavaş ilerlemek. Doğum sancısı. İş gücü. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Çalışma. Doğum sancısı çekmek. Alın teriyle yapmak. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği.

Endeavored : Gayret etmiş. Emek harcamış. Yapmaya çalışmış. Uğraşmak. Çaba göstermiş. Çalışmak. Çalışmış. Gayret etmek. Çabalamak.

Bid : Teşebbüs. Fiyat vermek. Teklif. Briç deklarasyon yapmak. Teklif vermek. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Söylemek. Davet etmek.

Make a bid for : Teşebbüste bulunmak. Kazanmaya çalışmak. (bir şeyi) kazanmaya çalışmak. Kazanmak için girişimde bulunmak. Uğraş vermek. Elde etmeye çalışmak.

Bear down : Kırmak (direnç). Ezmek. Güç kullanmak. Yenmek. Gayret etmek. Bastırmak.

Endeavoring : Gayret etmek. Gayret etme. Çabalamak. Çalışma. Çaba gösterme. Emek harcama. Uğraşmak. Yapmaya çalışma. Çalışmak.

Labours : Emekle meydana getirmek. İşgücü. İş gücü. Emek vermek. Lafı uzatmak. Doğum sancısı. Doğum sancısı çekmek. Emek. Uğraşmak.

Make an effort : Uğraşmak. Çabasında olmak. Çaba harcamakçaba harcamak. Çaba göstermek. Çabalamak. Efor sarf etmek. Çok çaba sarf etmek. Çaba sarfetmek. Efor sarfetmek.

Make a bid synonyms : offer a price, endeavor, endeavoured, labors, endeavors, endeavours, labour, endeavour.