Endeavored türkçesi Endeavored nedir

Endeavored ile ilgili cümleler

English: They endeavored in order to do their duty.
Turkish: Görevlerini yapmak için gayret ettiler.

English: We endeavored in order to do his duty.
Turkish: Görevini yapmak için gayret ettik.

English: He endeavored in order to do his duty.
Turkish: Görevini yapmak için gayret etti.

English: She endeavored to do her duty.
Turkish: O, görevini yapmak için çalıştı.

Endeavored ingilizcede ne demek, Endeavored nerede nasıl kullanılır?

Endeavorer : Deneyen kimse. Büyük çaba gösteren kimse.

Make every endeavor : Her türlü çabayı sarfetmek. Elinden geleni yapmak.

Endeavor : Emek harcamak. Çaba göstermek. Çabalamak. Wisconsin'de bir köy (abd). Yapmaya çalışmak. Denemek. Çaba harcamak. Uğraş göstermek. Gayret etmek. Endeavour uzay mekiği.

Endeavoring : Çabalamak. Çaba gösterme. Çalışma. Gayret etme. Çaba harcamak. Emek harcama. Uğraşmak. Çalışmak. Gayret etmek. Yapmaya çalışma.

Endeavors : Çabalamak. Çaba harcamak. Uğraşmak. Çalışmak. Gayret etmek.

Make every endeavour : Her çabayı göstermek.

Endeavour : Uğraş göstermek. Gayret etmek. Uğraşmak. Denemek. Yapmaya çalışmak. Çaba harcamak. Çaba göstermek. Çalışmak. Çabalamak. Emek harcamak.

 

Endeavoured : Yapmaya çalışmış. Gayret etmiş. Çaba harcamak. Çaba göstermiş. Gayret etmek. Uğraşmak. Emek harcamış. Çalışmış. Çalışmak. Çabalamak.

Vain endeavors : Yararsız emekler. Hiçbir sonuç vermeyen girişimler. Boşuna gayretler. Boşuna çırpınmalar. Faydasız gayretler.

Endeavouring : Emek harcama. Uğraşmak. Çalışmak. Çaba harcamak. Çalışma. Yapmaya çalışma. Çaba gösterme. Gayret etmek. Gayret etme. Çabalamak.

İngilizce Endeavored Türkçe anlamı, Endeavored eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endeavored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endeavour : Denemek. Çaba göstermek. Emek harcamak. Yapmaya çalışmak. Uğraş göstermek.

Assay : Kalkışmak. Tahlil. Yoklamak. Değerli maden içermek. Tahlil etmek. Ayarını belirlemek. Tecrübe. Denemek. Ayar etmek.

Go for : Hoşlanmak. Sevmek. Geçerli olmak. Peşinden koşmak. Gezmeye çıkmak. Dil uzatmak. Çıkmak. Bulmak. Saldırmak.

Give a try : Girişimde bulunmak. Denemek.

Make a bid for : (bir şeyi) kazanmaya çalışmak. Uğraş vermek. Elde etmeye çalışmak. Kazanmaya çalışmak. Teşebbüste bulunmak. Kazanmak için girişimde bulunmak.

Agonizes : Istırap çekmek. İşkence etmek. Can çekişmek. Eziyet etmek. Acı vermek. Mücadele etmek. Acı çektirmek. İşkence görmek. Kıvrandırmak.

Bear down : Ezmek. Bastırmak. Yenmek. Kırmak (direnç). Güç kullanmak.

Cultivates : İlerletmek. Yetiştirmek. Ekmek. Kazanmaya çalışmak. Ekip biçmek. Geliştirmek. Dostluğunu kazanmak. İşlemek. Kendini adamak.

 

Make an effort : Efor sarfetmek. Çabasında olmak. Çaba sarfetmek. Çok çaba sarf etmek. Çaba harcamakçaba harcamak. Çaba göstermek. Efor sarf etmek.

Function : Amaç. Faaliyette bulunmak. Görev. Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi. bk. işlev. Fonksiyonunu yerine getirmek. Bir edim, eylem ya da bir ilişkiler dizgesine özgü etkinlik ya da bir değişkende bağıl olarak beliren değişme, bk. bağıllık. İşlev görmek. Fonksiyonlarını yerine getirmek. Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu. Merasim.

Endeavored synonyms : fraudulent scheme, illegitimate enterprise, business activity, seek, be at pains, attacked, agonise, flounder, be in the race to stay, strive, labours, essay, attacks, be occupied with doing, attack, undertaking, be at war with, make a bid, forlorn hope, flounders, endeavor, endeavouring, cultivate, task, be occupied in doing, project, drive in, struggle, labors, come at, try, commercial activity, endeavoring.

Endeavored zıt anlamlı kelimeler, Endeavored kelime anlamı

Inactivity : Avarelik. Etkisizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Durgunluk. Tesirsizlik.

Worst : En kötüsü. Alt etmek. En fena. Yün iplik. En kötü. Yenmek. En kötü biçimde. En kötü şey. En kötü şekilde.

Best : En. Baskın çıkmak. Geçmek. Birinci sınıf. En iyisi. Hakkından gelmek. En iyi. En iyi şekilde. Yenmek. Alt etmek.