Assay türkçesi Assay nedir

  • Tahlil.
  • Çözümleme örneği.
  • Tecrübe.
  • Çözümlemek.
  • Ayarlamak.
  • Denemek.
  • Yoklamak.
  • Analiz etmek.
  • Çözümleme.
  • Analiz.
  • Ayar etmek.
  • Kalkışmak.
  • Ayarını belirlemek.
  • Değerli maden içermek.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Tecrübe etmek.
  • Tahlil etmek.

Assay ingilizcede ne demek, Assay nerede nasıl kullanılır?

Assay balance : Hassas terazi. Ayar terazisi.

Assay mark : Ayar damgası.

Assay office : Ayar kontrol firması.

Enzyme linked immunoabsorbent assay : (tıp) belirli virüs ve bakteriler için antikorları tespit etmek için kullanılan kan testi (erken hıv teşhis testi olarak kullanılan). Elısa.

Enzyme linked immunosorbent assay : Enzimle işaretli antikorlar kullanılarak antijen veya antikor varlığını belirlemeye yönelik gerçekleştirilen bir laboratuvar yöntemi, eliza, eia, enzim immunoassay. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi. Elisa testi. Belli bir enzimle işaretlenmiş test maddesi olan antijen veya antikor kullanılarak spesifik antijen veya antikoru belirleme amacıyla uygulanan, çok duyarlı bir laboratuvar yöntemi. Elısa. Eliza testi.

Assayers : Ayarcı. Tahlilci.

Immunofluorescence assay : Floresan antikor deneyi. İmmünofloresan deneyi.

Hormon assay : Hormon tahlili.

Assayer : Ayarcı. Tahlilci.

Fluorescence antibody assay : Floresan mikroskopta renkli ışık veren boyalarla işaretlenmiş antikorların kullanıldığı bir immünohistokimyasal deney, ifa, immünofloresan deneyi. Floresan antikor deneyi.

 

İngilizce Assay Türkçe anlamı, Assay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Examine : Eleştirmek. Sınamak. Sorgulamak. İmtihan etmek. Sınavdan geçirmek. Denetlemek. Sınav yapmak. Muayene etmek. Gözden geçirmek.

Attempt : Girişmek. Yeltenmek. Deneme. Teşebbüs. Girişim. Kalkmak. Kalkışma.

Acetylene lamp : Asetilen lambası. Karpit lambası. Karpit ışıtacı.

Engage in : İle ilgilenmek. Kendini kaptırmak. Bir işe girişmek. İle uğraşmak. Çarpışmaya girmek. İle iştigal etmek. Meşgul olmak. Uğraşmak. İle meşgul olmak.

Chance : Risk. Tesadüfi. Olayların özünde yer almayıp, başka olayların belli bir olay üzerindeki etkisinde yer alan ve ortaya çıkabileceği gibi çıkmıyada bilen özellik. Olanak. Planlanmamış. İhtimal. Riske girmek. Rastlantı sonucu oluşmak. Kazanı. Rastlantı.

Construing : Tümcenin öğelerini incelemek. Açıklamak. Yorumlamak. Çeviri yapmak. Tercüme etmek. Tahlil etmek (cümleyi). İncelemek. Anlamak. Mana çıkarmak. Tefsir etmek.

Dares : Cüret etmek. Yeltenmek. Cesaretlendirmek. Hodri meydan demek. Kafa tutmak. Cesaret etmek. Kafa tutmak (argo terim). Riske girmek. Meydan okumak.

Resolve : Ayrışmak. Niyet. Ahdetmek. Tasarlamak. Haline getirmek. Parçalarına ayırmak. Ayrıştırmak. Gidermek. Ayırmak.

Analysed : İncelemek. Araştırmak. Çözümlenen. Analiz edilmiş.

Settlements : Halletme. Yerleşme. Tasfiye. Barışma. Ödeşme. Sosyal dayanışma örgütü. Ödeme. Yatıştırma. Köy. Nafaka bağlama.

 

Assay synonyms : grabble, knowledge, specimen, adit, anatomy, prove, focus, experiment, accident frequency, analyses, proved, analyzed, decomposition, essay, calibrating, specimens, clinch, analysing, durst, attempts, experience, calculuses, clinches, advance per shift, bioassay, decipherments, gauge, dissecting, essaying, have a shy at, canvas, endeavours, activated carbon.

Assay zıt anlamlı kelimeler, Assay kelime anlamı

Refrain : Geri durmak. Alıkoymak. Çekinmek. Nakarat. Frenlemek. Sakınmak. Kaçınmak. Kendini tutmak.

Assay ingilizce tanımı, definition of Assay

Assay kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Attempt. To apply. Trial. To try. To attempt, try, or endeavor. To attempt. Essay.