Enroute türkçesi Enroute nedir
- Yolda.
- Yolu üzerinde giderken.
- Yol boyunca.
Enroute ingilizcede ne demek, Enroute nerede nasıl kullanılır?
Enrobe : Elbise giydirmek. Giydirmek.
Enrobed : Elbise giydirilmiş. Elbise giydirmek. Giydirmek.
Enrober : Elbise giydiren.
Enrobers : Elbise giydiren.
Enrobes : Giydirmek. Elbise giydirmek.
Enrofloxacin : Enrofloksasin. Bakterilerde dna jiraz (topo izomeraz ıı) enzimini baskılayarak dna nın üretimi ve kalıbının çıkarılmasını engelleyen ve sonuçta bakterilerin bölünmesini ortadan kaldırarak ölümlerine neden olan florokinolon grubunda yer alan bir antibiyotik.
Enrobing : Elbise giydirme. Giydirmek. Elbise giydirmek. Kaplama (şeker).
Enrollers : İsim defterine kaydeden. Kayıt yapan kimse. Üyeliğe kabul eden. Kütüğe kaydeden. Sicile kaydeden. Askere kayıt yapan kimse. Kaydeden kimse.
Enrolled : Kayıtlı. Kaydedilmiş.
Enrollees : Üye. Kayıt olan kimse. Kayıtlı kişi. Kaydı yapılan kimse (bir okula, sınıfa, vb.).
İngilizce Enroute Türkçe anlamı, Enroute eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enroute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trade route : Ticari rota. Ticaret yolu. Ticaret yapılan yol.
Curve : Kıvırmak. Dönemeç. Eğri. Kavisleştirmek. Eğilmek. Kavis. Bükmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Bükülmek. Kıvrılmak.
Bypath : Özel yol. Yanyol. Dolaylı yol. Yan yol.
Turnout : Katılım (sayısı). Verim. Yol ayrımı. Malzeme. Katılanlar. Üretim. Mahsul. Grev. Giyiniş. Grevci.
Cutoff : Kesim. Sona erme tarihi. Kayıtların kesimi. Kestirme yol. Kesiliş. Sürgü. İnkıta. Durdurma noktası. Limit. Anahtar.
Access road : Bağlantı yolu. İrtibat yolu. Erişim yolu. Bir bölgenin içine ve dışına erişimi sağlayan yol. Otoyola erişim sağlayan kısa yol. Giriş yolu. Yaklaşım yolu. Şantiye yolu.
Main line : Ana hat.
Circle : Halka. İçinde, disk, gülle, çekiç atma yarışları yapılan 2. 50 m. çapında (çekiç atmada 2.13, 5 m.), çevresi 76 mm. lik metal ya da demirle kuşatılmış, tabanı sert, yuvarlak alan. Çevresini dolaşmak. Kuşatmak. Devretmek. Çember. Çevirmek. Daire içine almak. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Çevrelemek.
Causeway : Dolgu yol. Geçit. Geçit yol. Şose. Sedde üstü yolu. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Bozuk arazide yapılmış geçit. Set. Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Bataklıktan geçen yol.
Berm : Kanal kenarı. Yol kenarı veya kıyısı. Palye. Dar çıkıntı. Sedde. Banket. Kanal kıyısı. Seki. Dar basamak. Dar resif.
Enroute synonyms : paper route, feeder line, skid road, supply line, cart track, paper round, rail line, bus route, line of flight, railway line, celestial orbit, line of march, migration route, post road, roundabout way, traffic pattern, line of fire, cartroad, supply route, data track, approach pattern, direction, under weigh, under way, turnaround, crossway, all along the line, en route, crown, slip road, on the road, private road, air lane.
Enroute zıt anlamlı kelimeler, Enroute kelime anlamı
Underdress : Kötü giyinmek. Sade giyinmek. İçine giydirmek. Hafif giyinmek. Altına giymek.
Dress down : Paylamak. Sıradan veya günlük giyinmek. Fırça çekmek. Dayak atmak. Azarlamak. Tımar etmek. Kaşağılamak. Fırça atmak. Şiddetli azarlamak.

Bu kısımda Enroute kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enroute ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enroute anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enroute ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.