Enrolled türkçesi Enrolled nedir

Enrolled ile ilgili cümleler

English: I enrolled in an art school when I was eight.
Turkish: Sekiz yaşındayken bir resim okuluna kaydoldum.

English: Flavio is enrolled in his third year of high school.
Turkish: Flavio lisenin üçüncü yılına kayıt ediliyor.

English: Ali is now enrolled in college.
Turkish: Ali artık üniversitede kayıtlı.

English: Ali is enrolled in a magnet school.
Turkish: Ali bir mıknatıs okula kayıtlıdır.

English: They enrolled him as a jury member.
Turkish: Onu bir jüri üyesi olarak kaydettiler.

Enrolled ingilizcede ne demek, Enrolled nerede nasıl kullanılır?

Enrolled for studies : Çalışmalara kayıt yaptırma. Bir eğitim programındaki çalışmalara kaydolma.

Be enrolled : Kaydolmak. Girmek. Alınmak. Yazılmak.

Being enrolled : Kaydolma.

Unenrolled voter : Kaydolmamış seçmen. Herhangi bir belirli siyasi partiye ait olmayan seçmen.

Enrollees : Üye. Kayıt olan kimse. Kayıtlı kişi. Kaydı yapılan kimse (bir okula, sınıfa, vb.).

Enrollers : Üyeliğe kabul eden. Askere kayıt yapan kimse. Sicile kaydeden. Kaydeden kimse. Kütüğe kaydeden. Kayıt yapan kimse. İsim defterine kaydeden.

Enroll : Tescil etmek. Kütüğe geçmek. Askere almak. Üye etmek. Kabul etmek. Üye olmak. Kaydını yapmak. Yazılmak. Yazmak. Kayda geçirmek.

 

Enrollment list : Bir çeşit kurs veya programa kaydedilenlerin listesi. Kayıt listesi. Tescil listesi.

Enroller : Üyeliğe kabul eden. Kayıt yapan kimse. Kütüğe kaydeden. Sicile kaydeden. Kaydeden kimse. Askere kayıt yapan kimse. İsim defterine kaydeden.

Enrollments : Sicil. Kütük. Askere alma. Yazma. Kaydedilme. Kayıt. Başvurma. Kaydolma. Kaydetme. Kayıt toplamı.

İngilizce Enrolled Türkçe anlamı, Enrolled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enrolled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enrol : Kabul etmek. Üye olmak. Askere yazılmak. Adını kaydetmek. Kayıt olmak. Yazmak. Kaydetmek. Yazılmak. Adını yazmak. Kütüğe geçmek.

Journalized : Günlük deftere kayıt tutmak (muhasebecilik). Kayıt tutmak. Belgelemek. Günlük tutmak. Gazete muhabirliğinde çalışmak (ayrıca journalise). Günlük yazmak. Rapor etmek. Gazetecilik alanında çalışmak. Betimlemek.

Stored : Doldurmak. Yüklemek. Saklanmış. Depolamak. Bellenmiş. Ardiyeye koymak. İçermek. Akılda tutmak. Hafızaya almak.

Stated : Düzenli. Belirli. Beyan edilmiş. Muntazam. Belli. Açıklanmış. Muayyen. Belirtilen. Belirlenmiş.

Inscribed : Müseccel. Kazılı. İçine çizilmiş. İz bırakmış. Tescil edilmiş. Yazılı.

Recruit : Adam toplamak. Silah altına almak. Sağlığı iyileşmek. İyileşmek. Kuvvetlendirmek. Yardımcı olmak. Askere almak. Yardım etmek. Üye yapmak. İşe almak.

Restricted : Zorunlu. Belirli bir türküm için. Kısıtlanmış. Kayıt altında. Hizmete mahsus. Yalnızca belirli bir kesimin kullanımına özgü. Kısıtlı. Kontrollü. Sınırlamalı.

 

Student : Gözlemci. Uzman. Stajyer. Tilmiz. Talebe. Okuvcu. Öğrenci. Araştırıcı. Mektepli.

Enlist : Sağlamak (destek). Askere almak. Gönüllü yazılmak. Katılım sağlamak. (destek veya yardım vb) sağlamak. Askere kaydolmak. Kayırmak. Kaydetmek. (destek) sağlamak. Kaydolmak.

Inscribe : Yazmak (yazıt). Yazmak. Tescil etmek. Hakketmek. Atfetmek. Kaydetmek. Kazımak. İçine çizmek.

Enrolled synonyms : educatee, muster in, recorded, saved, conditional, conditionals, inscriptive, enlisted, individual, register, enter, someone, somebody, being recorded, mortal, draft, on record, matriculate, person, unionise, canned, listed, soul, tape recorded, registered to, unionize, pupil, registered, booked.

Enrolled zıt anlamlı kelimeler, Enrolled kelime anlamı

Discharge : Deşarj etmek. Boşalmak. Serbest bırakmak. Boşaltma. Terhis etmek. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Görevden almak. Tahliye etmek. Bir akarsuyun, belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su. Aklama alacaklının alacak hakkından vazgeçmesi sonucu borçlunun borcundan kurtulması. tır karnesi himayesindeki eşyanın varış gümrüğüne gelmesi ve gümrük denetimindeki bir yere boşaltılmasıyla ilgili işlemler.

Unbound : Ciltlenmemiş. Ciltsiz. Bağsız. Ciltsiz (kitap). İlişkisiz. Bağımsız. Bağını çözmek. Başsız. Serbest. Bağlantısız.