Enrober türkçesi Enrober nedir

  • Elbise giydiren.

Enrober ingilizcede ne demek, Enrober nerede nasıl kullanılır?

Enrobers : Elbise giydiren.

Enrobe : Giydirmek. Elbise giydirmek.

Enrobed : Giydirmek. Elbise giydirilmiş. Elbise giydirmek.

Enrobes : Elbise giydirmek. Giydirmek.

Enrobing : Elbise giydirme. Kaplama (şeker). Elbise giydirmek. Giydirmek.

Enrollees : Üye. Kayıtlı kişi. Kaydı yapılan kimse (bir okula, sınıfa, vb.). Kayıt olan kimse.

Enrofloxacin : Enrofloksasin. Bakterilerde dna jiraz (topo izomeraz ıı) enzimini baskılayarak dna’ nın üretimi ve kalıbının çıkarılmasını engelleyen ve sonuçta bakterilerin bölünmesini ortadan kaldırarak ölümlerine neden olan florokinolon grubunda yer alan bir antibiyotik.

Enroller : Kaydeden kimse. Kütüğe kaydeden. Sicile kaydeden. İsim defterine kaydeden. Kayıt yapan kimse. Askere kayıt yapan kimse. Üyeliğe kabul eden.

Enrollers : Kayıt yapan kimse. Kütüğe kaydeden. İsim defterine kaydeden. Üyeliğe kabul eden. Kaydeden kimse. Sicile kaydeden. Askere kayıt yapan kimse.

Enrol : Adını kaydetmek. Üye olmak. Adını yazmak. Kabul etmek. Askere yazılmak. Kaydını yapmak. Askere almak. Yazılmak. Kayıt olmak. Kütüğe geçmek.

İngilizce Enrober Türkçe anlamı, Enrober eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enrober ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Mortal : Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. İnsanlık. İnsan. Aşırı. Beşer. Öldürücü. Ölümle ilgili. Fani. Amansız. Ölüm.

Attire : Üstbaş. Giysi. Giyinip kuşanmak. Giyinmek. Süslemek. Giydirmek. Donatmak. Kılık. Süs. Giyim.

Rig out : Aşırı şık giyinmek. Çok şık giyinmek. Teçhiz etmek. Süslenip püslenmek. Giydirmek. Donatmak. Giyinip kuşanmak.

Person : Kişi. Zat. Tip. Beden. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Adam. Vücut. Kişilik. Can.

Get up : Sokmak (birini belirli bir kıyafete). -i çıkmak. Hazırlamak. Çıkmak. Kaldırmak. Yataktan kalkmak. Giyinip süslenmek. Düzenlemek. Yükseltmek. Kalkmak.

Overdress : Üst giysi. Kat kat giydirmek. Çok kalın giyinmek. Aşırı şık giyinmek. Giyimde aşırıya kaçmak. (çocuğu vb.) çok kalın giydirmek. Giyinip kuşanmak. Süslenip püslenmek. Çok şık giyinmek.

Tog up : Süslenip püslenmek. Giydirmek. Süslenmek. Çok şık giyinmek. Şık giyinmek. Giyinip kuşanmak. Aşırı şık giyinmek.

Prink : Süslenip püslenmek. Giydirip kuşatmak. Süslenmek. Çok şık giyinmek. Aşırı şık giyinmek. Giyinip kuşanmak.

Deck out : Donatmak. Süslenip püslenmek. Allamak pullamak. Aşırı şık giyinmek. Süslemek. Giyinip kuşanmak. Çok şık giyinmek.

Enrober synonyms : deck up, tog out, gussy up, enrobers, dress up, soul, fancy up, someone, trick up, individual, somebody, fig up, fig out, trick out.

 

Enrober zıt anlamlı kelimeler, Enrober kelime anlamı

Underdress : Sade giyinmek. Hafif giyinmek. Altına giymek. İçine giydirmek. Kötü giyinmek.

Dress down : Azarlamak. Dayak atmak. Paylamak. Şiddetli azarlamak. Sıradan veya günlük giyinmek. Tımar etmek. Kaşağılamak. Fırça atmak. Fırça çekmek.