Get under way türkçesi Get under way nedir

  • Demir almak.
  • Başlamak.
  • Yola çıkmak.
  • Yelken açmak.

Get under way ile ilgili cümleler

English: I'd like to get under way as soon as possible.
Turkish: En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.

Get under way ingilizcede ne demek, Get under way nerede nasıl kullanılır?

Get : Götürmek. Kavramak. Başlamak. Yakalamak. Olmak. Satın almak. Erişmek. Etmek. Gidip almak. İdrak etmek.

Under : Halinde. -den aşağı. Az. Aşağısına. Alt. Altı. -den eksik. Daha küçük. Altta. Emrinde.

Way : Yöntem. Yol. Mesafe. Usul. Yön. Başarmak. Gelenek. Davranış. Uzakta. Huy.

Get under : Altına sığınmak. Altından sıyrılmak. Altından geçmek. Altına girmek.

Get under control : Kontrol altında tutmak. Kontrol altına almak. Önlemek. Engellemek.

Under way : Seyir halinde olan. Hareket halinde. Sefer halinde. Birazdan geliyor. Yolda.

Get under one umbrella : Korumaya almak. Himayeye almak.

Get underway : Koyulmak. Yola çıkmak. Başlamak. Başlamak (bir yolculuğa vb.).

Get under weigh : Yola çıkmak. Yola çıkmak (gemi). Hareket etmek (gemi).

Be under way : Hareket halinde olmak. Yola çıkmak. Seyir halinde olmak. Yolda olmak.

İngilizce Get under way Türkçe anlamı, Get under way eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get under way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ahead : Gelecekte. İleriki. Geminin baş tarafında. İleride. İleriye. İleri. İleri doğru. Önümüzde. Önceden. Önden.

Departs : Hareket etmek. Gitmek. Uzaklaşmak. Ayrılmak. Kalkmak. Yolundan sapmak. Caymak. Ayrılmak (uçak vb). Vefat etmek.

Hit the road : Yola düşmek. Yola düzülmek. Yollanmak. Yola koyulmak. Ayrılmak.

Be under way : Hareket halinde olmak. Yolda olmak. Seyir halinde olmak.

Commences : Açmak. Start vermek. Doktora derecesi almak. Dava açmak. Start almak. Başlatmak. Yüksek lisans almak.

Make sail : Sefere çıkmak.

Enter into : Katılmak. Girişmek. (işe vb) başlamak. Yer almak. -e girişmek. Giriş yapmak. Girmek. Rol oynamak. Kaydolmak. (düşünce) içine girmek.

Fare : Navlun. Başarmak. Üstesinden gelmek. Gitmek (iş için). Yiyecek. Yolcu. Gıda. Bilet ücreti. Başından geçmek. Geçinmek.

Auspicate : Haberci. Emare. Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. İşaret. Belirti.

Cut along : Yola koyulmak.

Get under way synonyms : commenced, set sail, raise anchor, faring, begin singing, be off, derive, weigh anchor, begun, make tracks, embark upon, fared, depart, began, get underway, give a shake, get under weigh, come into, embark on, commence, fare forth, come on, weighing anchor, derives, begins, begin.