In the dark türkçesi In the dark nedir

  • Malumatı olmadan.
  • Karanlıkta kalmış.
  • Ortaya çıkarılmamış.
  • Gizlilikle.
  • Habersiz.
  • Aydınlanmamış.
  • Karanlıkta.
  • Gizli bir şekilde.
  • Bilinmeyen.

In the dark ile ilgili cümleler

English: Ali looks like he got dressed in the dark this morning.
Turkish: Ali bu sabah, üzerine alelacele bir şeyler geçirmiş gibi görünüyor.

English: Ali turned off his desk lamp and sat in the dark thinking about what he should do.
Turkish: Ali masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.

English: Driving in the dark feels like flying!
Turkish: Karanlıkta araba sürmek uçmak gibidir.

English: Ali was sitting alone in the dark waiting for Mary.
Turkish: Ali Mary'yi beklerken karanlıkta yalnız oturuyordu.

English: Ali was sitting in the dark thinking about what had happened.
Turkish: Ali ne olduğu hakkında düşünerek karanlıkta oturuyordu.

In the dark ingilizcede ne demek, In the dark nerede nasıl kullanılır?

In : Halinde. İç. Gelmiş olan. İçeri. İçinde. Tutulan. Olarak. Da. Çok moda olan. Mevsimi gelmiş.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

 

Dark : Çepel. Akşam. Esmer. Koyu renk. Karanlık. Bilgisizlik. Belirsizlik. Koyu. Cehalet içinde. Siyaha yakın.

A leap in the dark : Karanlıkta atılan adım. Sonucundan emin olunmayan girişim. Riskli girişim. Cüretli atak. Tehlikeli hamle. Körü körüne işe atılma. Körü körüne atılma.

A shot in the dark : Kafadan atma. Kafadan sallama. Körü körüne bir deneme. Karanlığa kurşun sıkma. Kaba bir tahmin.

Shot in the dark : Kaba tahmin.

Whistle in the dark : Tahminde bulunmak. Karanlıkta ıslık çalmak. Kafadan sallamak. Korktuğunu belli etmemek. Korkmuyormuş gibi görünmek veya davranmak. Kafadan atmak. Korkmuyormuş gibi davranmak. Karanlıkta (korkmadığını göstermek için) ıslık çalmak.

Keep somebody in the dark : Bilgi vermemek. Merakta bırakmak.

In the act : Cinsel ilişki sırasında. Suçüstü. Eylemde. Çalışır halde. Eylem halinde. İşbaşında.

Take a shot in the dark : Kafadan atmak.

İngilizce In the dark Türkçe anlamı, In the dark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the dark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Invisibly : Görülmesi imkansız olan bir şekilde. Fark edilmez bir şekilde. Saklı olarak. Görünmeyen bir şekilde. Görünmez bir şekilde.

Esoterically : Saklı bir şekilde. Sadece belli bir gruba yönelik olacak şekilde. Ezoterik olarak. Belirli bir grup tarafından anlaşılacak veya onlara hitap edecek şekilde. Mektum bir şekilde. Hususi bir şekilde. Özel olarak. Belirli kişilere özel olacak şekilde. Gizlice.

Closed book : Bilinmeyen şey. Yabancı şey. Kapalı kitap. Gizemli. Muamma (bazen gizemli bir insan için söylenen). Esrarengiz şey. Kapalı kutu.

 

Benighted : Cahil. Geceye kalmış. Kara cahil. Bilgisiz.

Occulted : Medyumlukla ilgili. Büyücülükle ilgili. Anlaşılmaz. Esrarengiz. Esrarlı. Bilinmez. Gizli. Gizlemek. Doğaüstü.

Occult : Doğaüstü. Gizlemek. Esrarengiz. Büyücülükle ilgili. Esrarlı. Medyumlukla ilgili. Gizli. Anlaşılmaz. Gizemli.

Unbeknown : Tanınmayan. Habersizce. Meçhul. Haberi olmadan. Haber vermeden. Farkedilmeden.

Undiscovered : Keşfedilmemiş. Gün ışığına çıkmayan.

Uninformed : Malumatsız. Bilgisiz. Haber verilmemiş. Bihaber. Haberdar edilmemiş. Cahilce yapılmış. Cahil.

Unacquaintance : Acemi veya tecrübesiz olma özelliği. Cahil.

In the dark synonyms : slyly, oblivious of, darksome, knowledgeless, by night, occulting, incognita, ignorant, unconscious, oblivious, secretively, in confidence, recondite, occults, latescent, obscurest, unclarified, unannounced, unawares, unacquaintedness, mysteries, latently, in private, unbeknownst, unaware, mystery, arcanely, hiddenly, none the wiser, in the drak, nameless, insensible, obscure.