In the highest degree türkçesi In the highest degree nedir

In the highest degree ingilizcede ne demek, In the highest degree nerede nasıl kullanılır?

In : Tutulan. İçinde. İçeri. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. İçeriye. Gelmiş olan. İç. Çok moda olan. De.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Highest : En üstün. Azami. En yüksek. En fazla.

Degree : Aşama. Not. Dizil. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Rütbe. Ünvan. Ayar. Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri.

In the abstract : Genel olarak. Kavram olarak. Kuramsal olarak. Nazari olarak. Teoride.

In the affirmative : Olumlu olarak. Onaylayarak.

In the afternoon : Öğleden sonra. İkindiyin.

In the act : Suçüstü. Eylemde. Cinsel ilişki sırasında. İşbaşında. Çalışır halde. Eylem halinde.

 

In the act of : Halinde. Halde.

İngilizce In the highest degree Türkçe anlamı, In the highest degree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the highest degree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Direful : Uğursuz. Korkunç. Dehşetli. Acil. Dehşet veren. Hüzünlü. Dehşet. Müthiş. Uğursuzluk.

Absolutely : Muhakkak. Tamamıyla. Kesinlikle (nitelediği sözcükten önce gelince). Tümüyle. Kesinlikle. Kesinlikle (cevap olarak). Mutlaka. Çok (nitelediği sözcükten önce gelince). Mutlaka (cevap olarak).

Down to the ground : Alçak. İğrenç. Kötü. Her hususta. Bütünüyle. Tamamıyla. Tam olarak. Berbat.

Bang on : Bir şeye vurup durmak. Tümüyle doğru. Çok doğru. Tamamen doğru. Şüphesiz doğru. Aynen öyle. Tam.

Completely : Eksiksiz olarak. Eksiksiz bir biçimde. Tam anlamıyla. Komple. Tam olarak. Büsbütün. İyice. Tamamiyle. Düpedüz. Eksiksiz.

Bodily : Fiziki. Bedeni. Fiilen. Bedensel. Tümüyle. Hep beraber. Cismani. Bütün halinde. Vücuda ait.

Backward and forward : Geri ve ileri. Tastamam. Bir o yana bir bu yana. Mükemmelce.

Catastrophically : Feci şekilde. Korkunç derecede. Felaketli olarak. Korkunç veya feci boyutta (ki).

De : Doktor mühendis. Aşağı. Birleşik devletler'de bir eyalet. Delaware. Almanya.

In the highest degree synonyms : all fired, critically, eminently, dire, clear, arrant, darned, all the way, at large, beyond measure, decidedly, deeply, as a whole, awfully, cruelly, desperately, direst, all, direr, altogether, diametrically, almighty, definitely.