Inappropriate türkçesi Inappropriate nedir

Inappropriate ile ilgili cümleler

English: I don't see anything inappropriate in that.
Turkish: Onda uygunsuz bir şey görmüyorum.

English: Such an analogy is inappropriate in this case.
Turkish: Bu durumda böyle bir benzetme uygunsuzdur.

English: Ali often says stupid things at inappropriate times.
Turkish: Ali çoğunlukla uygun olmayan zamanlarda aptalca şeyler söylüyor.

English: The students acted in an inappropriate manner.
Turkish: Öğrenciler uygunsuz bir şekilde davrandı.

English: Ali used inappropriate language.
Turkish: Ali uygunsuz dil kullandı.

Inappropriate ingilizcede ne demek, Inappropriate nerede nasıl kullanılır?

Inappropriate lactation : Zamansız olarak memenin gelişmesi ve süt salgısının başlaması. iki türlü olabilir; premature laktasyon, gebeliğin ileri dönemlerinde memenin gelişip laktasyonun başlaması. yeni doğanlarda değişik hormonal etkilerle memelerin gelişmesi. Galaktora.

Inappropriately : Doğru olmayan bir şekilde. Saçma bir şekilde. Uygunsuz bir şekilde. Yaraşmayan bir şekilde. Olur olmadık yerde. Yakışmayan bir şekilde. Yanlış bir şekilde. Aykırı bir şekilde. Uygun olmayan bir şekilde. Uyumsuzca.

 

Inappropriateness : Yakışmama. Uygunsuzluk. Uyumsuzluk. Doğru olmama durumu. Yersizlik. Yakışıksızlık. Uygun olmama. Yaraşmama. Saçmalık. Yanlış olma durumu.

İngilizce Inappropriate Türkçe anlamı, Inappropriate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inappropriate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distorted : Eciş bücüş. Karışmış. Bozulmuş. Çarpıtılmış. Saptırılmış. Bozuk. Karman çorman. Karmakarışık. Oransız.

Disagreeable : Can sıkıcı. Hoş olmayan. Huysuz. Sert. Yaman. Tatsız. Nahoş. Aksi. Kavgacı.

Idle : Haylaz. Boşta. Boşa geçen. Boş durmak. İşlemeyen. İşsiz güçsüz. Boş. Avare. Gereksiz. Başıboş.

Out of place : Abes kaçmış. Uygun değil.

Ill suited : Birbirine yakışmayan. Yakışmayan. Münasip olmayan. Birbirine uymayan. Uyumsuz.

Inopportune : Sırasız. Zamanlı zamansız. Zamansız. Vakitsiz. Mevsimsiz.

Asyntactic : Sözdizimi dışı.

Inexpedient : Akılsız. Amaca uygun düşmeyen. Yararsız. Akılsızca. Amaca uymayan. Elverişsiz.

Incompatible : Geçimsiz. Uyuşmayan. Uyumsuz. İmtizaçsız. Çelişken. Uyuşmaz. Bağdaşmaz. Farklı. Birbirine zıt. Bağdaşmayan.

Inappropriate synonyms : out or keeping, ill shaped, lippy, inapplicable, abnormal, cumbersome, baseless, awkward, anomalous, inconsiderate, deformed, unmeet, inadvisable, indecorous, infra dignitatem, unfitted, appropriateness, in bad taste, discursive, unacceptable, inapt, infelicitous, unbecoming, clumsiest, undue, abnormals, inept, inconvenient, unfits, digressive, indecent, malapropos, unfit.

Inappropriate zıt anlamlı kelimeler, Inappropriate kelime anlamı

Proper : Tam. Görgü kurallarına çok bağlı. Adamakıllı. Usturuplu. Kişisel. Uygun. Hakiki. Hanım hanımcık (bayan). Münasip. Kusursuz.

 

Appropriate : Kendine maletmek. Kendine mal etmek. Tensip etmek. Ayırmak. El koymak. Münasip. Özelleştirmek. Çalmak. Sahipsiz birşeyi almak. Tasarruf etmek.

Inappropriateness : Uygunsuzluk. Yakışıksızlık. Yaraşmama. Saçmalık. Uymazlık. Uygun olmama. Aykırı olma. Doğru olmama durumu. Münasebetsizlik. Yanlış olma durumu.

Inappropriate antonyms : apropos, congruous.

Inappropriate ingilizce tanımı, definition of Inappropriate

Inappropriate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unbecoming. Followed by to or for. Not instrument (to). Not appropriate. Not specially fitted. Unsuitable.